YÖNETİMDE ÇATLAMA
Sarıyer Kulübü yönetim kurulunda bulunan, iki Sarıyerli üye Osman
Yıldız ve İrfan Terzi görevlerinden istifa ettiler. Her iki
yöneticide istifalarının sebebini açıklamak istemezken, Osman Yıldız
iki istifanın birbirinden farklı sebeplerle olduğunu, aynı zamana
denk gelmesinin ise tamamen rastlantı olduğunu söyledi. Osman
Yıldız'ın hoca değişikliğinin kendisinden habersiz yapılmasına
kızdığı, İrfan Terzi'nin ise yönetimde kendisine verilen görevi
başından beri beğenmediği ve bu sebeple istifa ettiği konuşuluyor.
Başkan Tahir Sarıoğlu'nun istifaları kabul edip etmeyeceği ise merak
konusu.
BEKLENEN SÜRPRİZ
Yönetim değişikliğinin hemen ardından, Mahmut Kocabal'ın görevine
son verilerek Erdem Acar'ın göreve getirilmesine verilen tepkiler,
istenilen sonuçların alınamamasıyla artmış ve devre arasında hoca
değişikliğine gidileceği söylentileri çıkmıştı. Beklenen hoca
değişikliği sürpriz bir isimle yapıldı. Geçtiğimiz sezon
Kartalspor'un birinci lige çıkmasında rol oynayan Orhan Yahya Yüce
takımın başına getirildi. Erdem Acar'ın yönetimin isteği üzerine
istifasını sunduğu söylenirken, Orhan Yüce'nin Çarşamba günü resmi
imzayı atarak takımla tanışacağı ve ilk çalışmasını yaptıracağı
öğrenildi. 1950 doğumlu Yüce daha önce Afyon, Karabük, Eskişehir,
Güngören, Bolu, Bulancak, Çorlu gibi takımları da çalıştırmıştı.
PERŞEMBENİN GELİŞİ ÇARŞAMBADAN BELLİYDİ
Haftalardır takım formunun sürekli düşüş göstermesine rağmen teknik
ekibin herhangi bir müdahalede bulunmaması üstelikte hoca
değişikliğinin takımın atmosferini bozması ile seri mağlubiyetler
dönemine girmiş bulunuyoruz. Çanakkale ve Gaziosmanpaşa karşısında
üstün duruma geçmemize rağmen bu maçlardan 3 puan çıkaramamamızın
ardından bugün de mağlup olduk.
Maça Ethem, Hayrullah, Tayfun, Mustafa, Birand, Bekir, Musa, Emrah,
Ertan, Gökhan, Özgür ilk on biri ile çıkan Sarıyer, ani ataklarla
pozisyon bulmak amacındaydı. 30. dakikada Musa savunmanın arkasına
atılan topu önce çok iyi kontrol ederek önüne aldı. Kalesini terk
eden kaleciyi de rahatça geçtikten sonra yapılacak en kolay şey olan
topu kaleye göndermek yerine direğe nişanladı. Bu pozisyon ardından
oyundan düşen Musa, ikinci yarıda da oyunda çok etkisiz kaldı ve
aldığı topların çoğunu olumlu kullanamadı. 35. dakikaya girildiğinde
ceza sahamızdaki beş oyuncumuzun içinden topla sıyrılan Adem, kaleci
Ethem'le karşı karşıya kaldı ve yaptığı vuruşla takımını 1-0 öne
geçirdi.
İkinci yarıya, ilk yarı boyunca inanılmaz hatalar yapan ve
tribündekilere saç baş yoldurtan Özgür'ün yerine Salim'i oyuna
alarak başladık. İkinci yarıda üstünlüğünü koruma uğraşında olan
Güngören karşısında 48. dakikada ceza sahası ön çizgisi üzerinde
kazandığımız serbest vuruşu Gökhan kullandı. Gökhan'ın direkt kaleye
gönderdiği topun gelişini kaleci Aydın göremeyince durumu 1-1
yaptık. Golün ardından Güngören'in daha açık futbol oynamaya
başlamasıyla, Sarıyer için rakip alanda daha geniş boşluklar bularak
pozisyon yakalama şansı artsa da özellikle Musa, Ertan ve Salim'in
buluştukları topları ezmesiyle bu avantajı kullanamadık. 72.
dakikada gelişen Güngören atağında ceza sahamız içinde oluşan
karambolde topu uzaklaştırdık, ceza sahası dışından çekilen şut kale
direğinde patladı. Bu pozisyonda Birand sakatlanarak oyun dışında
kaldı ve yerini Hicabi'ye bıraktı. Dakikalar 81'i gösterdiğinde ise
ceza sahamız içinde topla buluşan Adem, takımının ve kendisinin
ikinci golünü atarak bir kez daha Güngören'i öne geçirdi. Bu
dakikadan sonra Erdem Acar, takımın en iyi oyuncularından Emrah'ı
oyun dışına alıp yerine Sefer'i aldı. 90. dakikada yakaladığımız net
bir pozisyonda ise Güngören'li oyuncular aşağıda görülen pozisyonda
topu kale çizgisi üzerinden çıkarttılar.
Bu mağlubiyetin ardından ligde 7. sıraya gerilemiş oldu. Önceki
haftalarda olduğu gibi bu hafta da Erdem Acar'ın oyuncu
değişiklikleri izleyenleri şaşırttı. İlker'in yedekte oturması ve
oyuna alınmaması, Atahan ve Umut'un tribünde oturması, oyunun en
iyisi olan Emrah'ın ise oyundan alınması izleyenleri düşündürdü.
GÜNGÖREN BELEDİYE SPOR 2 - 1 SARIYER
Stat: Mimar Yahya Baş
Hakemler: Deniz Ateş Bitnel xx, Ali Şahin xx, Murat Esenlik xx
Güngören Belediyespor: Aydın xx, İzzet xx, Mustafa xx, Abdullah xx,
Erman x (Dk. 14 Seçkin xx), Turan xx, Turgut xx (Dk. 84 Cengiz x),
Adem xxx (Dk. 84 Güray x), Hamza xx, Ersin xx, İlkay xx
Sarıyer: Ethem xx, Hayrullah xxx, Tayfun x, Mustafa xx, Birand xx (Dk.
75 Hicabi x), Bekir x, Musa Sinan x, Emrah xxx (Dk. 86 Sefer x),
Ertan x, Gökhan x, Özgür x (Dk. 46 Salim x)
Goller: Dk. 35 ve 81 Adem (Güngören Belediyespor), Dk. 48 Gökhan
(Sarıyer)
Sarı kartlar: Dk. 45 Turgut (Güngören Belediyespor), Dk. 54 Birand
(Sarıyer
ŞOK YENİLGİ
Patates tarlasını andıran Maltepe Stadı’ndaki Gaziosmanpaşa
karşılaşmasına ekibimiz Ethem, Hicabi, Tayfun, Mustafa, Birand,
Bekir, Musa, Emrah, Ertan, Salim, Özgür on biriyle çıktı. Maçın üçte
birlik bölümü golsüz geçilirken iki ekip de çok net pozisyonlar
yakalayamadı. Ancak, maçın 36. dakikasında Beyaz Martılar’ın sol
çaprazdan kazandığı serbest vuruşu kullanan Emrah’ın ortasında,
Gaziosmanpaşa ceza sahasında oluşan karambolü değerlendiren Ertan
takımımızı 1-0 öne geçirdi. Bu dakikadan sonra Sarıyer maça hakim
olan taraf durumundaydı. İkinci yarıya da hızlı başlayan ekibimiz,
cılız Gaziosmanpaşa ataklarına karşı gerçekleştirdiği kontra
ataklarla rakip kaleyi yoklamayı seçti. Gaziosmanpaşalı oyuncular
Sarıyer’i 70. dakikaya kadar durduramayınca sahneye Hakem Murat
Özcan çıktı ve çok kritik bir penaltı kararı verdi. Sol kanattan
yapılan orta ceza sahasındaki Mustafa’ya çarpınca hakem
Gaziosmanpaşalı oyuncuların ikazıyla düdüğünü çaldı ve rakibimize
eşitliği getirecek penaltıyı hediye etti. Bu andan sonra hakemin
yaptıklarına Erdem Acar’ın şaşırtıcı oyuncu değişiklikleri eklendi.
Önce 72. dakikada en çok ihtiyacımız olan isim Ertan oyundan alındı
ve daha sonra 78. dakikada yine bir başka gol silahımız Salim oyun
dışına alınarak maça çift forvetle başlayan ekibimiz rakip
beraberliği sağladıktan sonra tek forvete döndü ve son saniyelerde
gelen Gaziosmanpaşalı Önder'in golü futbolcularımızı taraftarımızı
ve tribündeki yöneticilerimizi yıktı.
Maçı 250 civarında taraftarımız ve eşit sayıda rakip takım taraftarı
izledi. İki takım taraftarı arasında küçük atışmalar olmasına rağmen
önemli bir olay çıkmadı. Bu sonuçla Sarıyer'imiz play-off şansını
kaybederken, Erdem Acar’ın maç içindeki kararları izleyenleri
düşündürmeye başladı.
GOL KAÇIRMA REKORU KIRDIK
Karşılaşmaya Ethem, Hicabi, Tayfun, Mustafa, Birand, Bekir, Musa,
Emrah, Ertan, Gökhan, Özgür ilk on biri ile çıkan Sarıyer, maçın ilk
düdüğüyle beraber rakip kalede pozisyonlar bulmaya başladı. Maç
boyunca özellikle Musa, Ertan ve Özgür ile bulduğu sayısız pozisyonu
değerlendiremeyen ekibimiz, 20. dakikada ev sahibi ekibin kazandığı
serbest vuruşdan gelen topta ceza sahamız içerisinde adam
paylaşımında yaptığımız hatanın sonucunda, Ethem'in ilk hamlede
çeldiği topla arka direkte buluşan Koray, vuruşunu yaparak takımını
1-0 öne geçirdi. Golün şokunu üzerinden çabuk atan ekibimiz ard arda
yaptığı atak girişimleri ile pozisyon bulmaya çalıştı. Bu ataklardan
birinde rakip savunmanın uzaklaştırdığı topa orta sahada sahip olan
Bekir'in rakip savunmanın arkasına attığı topa koşan Musa, kaleci
ile karşı karşıya kaldı. Kaleciyi de geçen Musa takımımıza
beraberliği getiren golü attı. Herkesin ilk yarının böyle biteceğini
düşünmeye başladığı anda sahneye orta sahanın dinamosu Emrah çıktı
ve çizgi defans uygulayan Dardanel savunmasının arkasına aşırttığı
topla Ertan'ı buluşturdu. Ertan kalecinin üzerinden aşırtarak devre
arasına 2-1 önde girmemizi sağlayan golü attı.
İkinci devreye herhangi bir oyuncu değişikliği yapmadan başlayan
Sarıyer, peş peşe inanılmaz pozisyonlardan yararlanamazken ikinci
devrenin ilk on dakikalık bölümündeki baskımızdan Çanakkale
savunması inanılmaz şekilde bunaldı. Gökhan 59. dakikada orta sahada
hakemin çaldığı bir faulün ardından topla oynayınca sarı kart gördü.
63. dakikada Erdem Acar, Ertan'ın yerine Sefer'i soktu. Bu dakikadan
sonrada Çanakkale savunmasının verdiği açıklarla bir çok pozisyon
yakalayan ekibimiz bir türlü bunları değerlendiremedi. Maçın 75.
dakikasında kazandığımız köşe vuruşunu kullanmak için topun başına
giden Gökhan, normal sayılabilecek bir sürede vuruşu kullanmak
isterken maçın orta hakemi Tekin Günezler tarafından önce ikinci
sarı kart ardından da kırmızı kartla oyundan atıldı. Bu dakikadan
itibaren oyunda dengeyi sağlayan Çanakkale'de, savunmamızın
uzaklaştırdığı topa oyuna ikinci devrede giren Burak ceza sahası
dışından çok güzel vurarak doksandan ağlarla buluşturdu ve durumu
2-2 yaptı. Maçın son dakikasında oyundan Emrah ve Musa'yı çıkaran
Acar, yerlerine Hayrullah ve Salim'i aldı. 3 dakikalık uzatma
bölümünün son dakikasında ceza sahası sol çaprazında bomboş
pozisyonda topla buluşan Özgür, topu kaleci Hakan'a yarım metre
kalana kadar sürdü ve daha sonrada kalecinin üstüne nişanlayarak
yakaladığımız diğer bir çok net pozisyon gibi bundan da
faydalanmamızı sağlayamadı ve maç 2-2 beraberlikle sonuçlandı.
Elimizdeki galibiyeti kaçırdığımızı söyleyebileceğimiz maçta sonucun
böyle olmasında oyuncularımızın girdikleri net pozisyonları acemice
boşa harcaması ve hakemin hatalı kararları yanında Erdem Acar'ın
yanlış kararlarının da etkisi olduğunu düşünüyoruz. Beraberlik golü
arayan ve çok adamla atağa çıkan Çanakkale Dardanel savunmasının
verdiği açıklarda Ertan gibi süratli bir oyuncuyu hem de etkili
olduğu dakikalarda oyundan çıkartması hataydı. Tempolu geçen
karşılaşmada oyundan düşen üstelikte gördüğü sarı kartın ardından
oyundan her an atılabileceği belli olan Gökhan'ı oyunda tutmak bir
başka hataydı. On kişi kaldığımız ve yüksek tempoda oynanan
karşılaşma da 89. dakikaya kadar oyuncu değişikliği haklarını
kullanmayarak takıma taze kuvvet almamak ise bir başka hataydı. Hal
böyle olunca hem oyun hem de skor olarak üstün olduğumuz bir
karşılaşmadan, teknik ekibin gerekli müdahaleleri yapamamış olması
sebebiyle 1 puan çıkarabildik.
Maç öncesinde az sayıdaki taraftarlarımızı oldukça iyi karşılayan ve
ağırlayan Çanakkale Dardanel Spor taraftarlarına, Sarıyer taraftarı
adına sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
DARDANELSPOR: 2 - SARIYER: 2
Stat: 18 Mart
Hakemler: Tekin Günezler xx, Ramazan Kırbuğa xx, Soner Küçük xx
Dardanelspor: Hakan xx, Hacı Arif x, İsmail x, Mustafa Vargel xx (Dk.
76 Göksel x), Gökmen xx, Özgür x (Dk. 59 Burak xx), Buğra xx, Mesut
x, Koray xx (Dk. 66 Alp x), Deniz xxx, Samet xx
Sarıyer: Ethem xxx, Hicabi xx, Tayfun x, Mustafa xx, Birand xx,
Bekir x, Musa xxx (Dk. 89 Salim ?), Emrah xxx (Dk. 89 Hayrullah ?),
Ertan xxx (Dk. 63 Sefer x), Gökhan x, Özgür x
Goller: Dk. 20 Koray, Dk. 80 Burak (Dardanelspor), Dk. 42 Musa, Dk.
45 Ertan (Sarıyer)
Kırmızı kart: Dk. 75 Gökhan (Sarıyer)
Sarı kartlar: Dk. 41 Samet, Dk. 47 Özgür, Dk. 87 Buğra, Dk. 90
Göksel (Dardanelspor), Dk. 59,75 Gökhan, Dk. 79 Hicabi (Sarıyer)
VE BALCI CEVAPLADI
Geçtiğimiz günlerde Sarıyer Belediye Başkanı Sayın Yusuf Tülün,
Radyospor’da Engin Verel’in programına konuk olmuş. Program boyunca
da İbrahim Balcı ve Eyüp Odabaşı ile ilgili suçlamalarda bulunmuştu.
Tülün’ün programda söylediklerinin Grup Beyaz Martı taraftar
grubunun sitesi grupbeyazmarti.com’da da yayınlanmasının ardından
İbrahim Balcı’nın ne cevap vereceği merak edilmişti. Kendisiyle bir
araya gelip ne diyeceğini sorduk ama bir türlü bu sözlere cevap
vermeyi kabul etmedi. Son kozumuzu da oynayıp “Sükut ikrardan gelir”
deyince, aldı bizi karşısına ve başladı anlatmaya...
- Tülün’ün söylediklerini dinleme imkanınız oldu mu?
- Hayır ben radyodan dinlemedim ancak dinleyen dostların aldığı
notlar tarafıma ulaştırıldı. Dikkatle okudum. Üzüldüm hem de çok
üzüldüm. Zira kulübümüz ve şahsım hakkında atıp tutmuş! Bir doğrusu
varsa on yanlışı var! Hangi birini yanıtlasam? Aslında doğrusu hiç
yanıt vermemek ama sen çok ısrar ettin ayrıca insanın tabiatında
isyankarlık var, Sayın Yusuf Tülün’de de olduğu gibi!
- Sayın Yusuf Tülün’e “Sarıyer Spor Kulübü’nün sana ihtiyacı yok,
51 yıllık kulüp senin sayende var olmadı.” demişsiniz. O’da bunun
üzerine “Peki ağabey sen bilirsin, ben yokum bundan sonra o zaman”
diyerek kulüple ilgisini kesmiş. Doğru mu?
- Keşke Engin Verel, bana veya diğer muhatap Eyüp Odabaşı’na
bağlansaydı. İstese bağlanabilirdi, aklına gelmemiş olacak! Her
neyse! Ben yanıt vereceğim sorduklarına, hem de halk dili ile
politikacı ağzı kullanmadan ve politikacı kisvesi giymeden. Hiçbir
yerde Sayın Tülün’e “Sarıyer Spor Kulübü’nün sana ihtiyacı yok, 51
yıllık kulüp senin sayende var olmadı.” demedim. Çünkü kulübümüz 67
yaşında ve rüştünü ispat etmiş dev gibi bir kulüp! Buna rağmen
kulübümüzün her Sarıyerliye, her üyesine, her yöneticisine,
başkanına ve yerel yöneticilere ihtiyacı vardır. Ancak, gerektiğinde
Sarıyer Spor Kulübü’nün menfaati icabı daha ağır sözleri söylemekten
çekinmem! Yusuf Tülün Bey’de hiçbir yerde bana “Peki ağabey sen
bilirsin, ben yokum bundan sonra o zaman” demedi ve kendisini de
asla bu sözler nedeni ile geri çekmedi.
- Peki, ama kendisine sürekli küfür edildiğini söylüyor,
kırgınlığının bir nedeni de buymuş, buna ne diyeceksiniz?
- Sayın Yusuf Tülün “Tribünlerden bana küfür ediliyor o nedenle çok
kırgınım” diyor. Doğrudur ve küfre herkes kızar, üzülür ama maçlarda
kime küfredilmiyor ki?
- Siz göreve geldikten sonra, Tahir Sarıoğlu devreye girerek kamp
masraflarını karşılamış, Yusuf Tülün‘de otobüs ve şoför tahsis
ederek takımı kampa göndermişler.
- Sayın Yusuf Tülün’ün destek verdiği Haşmet Mürşit başkanlığındaki
yönetim kurulu sezon sonu görevi bıraktı. Yönetime talipli çıkmadı
ve tam dört kez genel kurul ertelendi. Beşinci kez toplanan genel
kurulda kulübümüzün daha kötü günlere gitmemesi için görev almak
ihtiyacını hissettim. Sezon öncesi takımın kampa gönderilmesi için
gereken parayı yönetim kurulu temin etti Tahir Sarıoğlu değil.
İkinci kez hazırlık kampına gidildiğinde ise masrafı Eyüp Odabaşı ve
arkadaşları temin ettiler. Belediyenin otobüsü ile gittik doğrudur.
Otobüs zaten yıllardan beri Belediye encümeni kararı ile kulübümüze
tahsis edilmişti. Bu hak teslim edildi. Halen bu hak kullanılmaya
devam edilmektedir. Sarıyer Belediyesi bunu da mı yapmayacaktı?
- Bunu yapmış, ayrıca her yönetime verdiği desteği size de vermiş
ve lisans paralarını ödemesem takım maçlara çıkamayacaktı diyor.
80bin ytl para istemişsiniz ve Yusuf Tülün hemen bu parayı vermiş
size.
- Kulüp başkanı olarak şahsen Sayın Yusuf Tülün’den lisansları almak
için para istemedim. Başkan seçildikten sonra kendisi ile yaptığımız
görüşmede, daha önce Mehmet Akdağ ve Tahir Sarıoğlu’na
söylediklerini bana da söyledi. Aynen şöyle: “ Alın şu kadar para
diyemem. Araba veririm, balo yaparsınız davetiye alır ücretlerini
öderim, prim veririm ve lisansları için gerekli parayı öderim.”
Şimdi bu söylenenlerin açılımına gelelim: Araba verdi, ama minibüs
veya otobüs. Balo kışın yapılacağı için dönemimde ona sıra gelmedi.
Kazandığımız maçlar veya deplasman beraberliklerimiz için prim
ödemedi. Karagümrük maçı primi yeni yönetime sarktı. Lisans
paralarına gelince, zaten kendilerinin verdiği sözdü! Sade bana
değil, görev alacak her yönetime bu sözü vermişti. Doğrudur 80
milyar belki biraz daha fazla lisanslar için ödeme yaptı. Bu paranın
40 milyarı lisans parası, 40 milyarı da Pazarspor’a ödendi. Eski
yönetim kurulu İdris’i satmış ve 200 milyar almıştı. Özel anlaşma
gereği bu paranın yüzde yirmisi Pazarspor’a verilecekti,
verilmeyince Federasyona başvurulmuş ve ödenmesi kararı alınmıştı.
Bu para faizi ile birlikte 52 milyara çıkmıştı. Burada da Eyüp
Odabaşı’nı devreye soktum ve Pazarspor Başkanı Hüseyin Yangın ile
görüşütürdüm ve 52 milyarı 40 milyar olarak ödemeyi kabul ettirdim.
Şunu da belirtmek isterim: Ben Sarıyer Spor Kulübü’nde 15-20 gün
görev yapmak ve hemen yeni bir yönetime görevi devretmek üzere görev
almıştım. Ama şartlar beni ve dava arkadaşlarımı üç ayı aşkın
görevde tuttu. Bu süre içerisinde kulübümüzün yararı için gereken
her şey yapıldı, yapılmaya çalışıldı. Önce paramız olmamasına karşın
iyi transferler yaptık. Nasıl olduğunu anlamadan İl Gençlik Spor
Müdürlüğü tarafından Y.Z.Ö Stadı yıktırıldı. Bütün maçları
deplasmanda oynamak zorunda kaldık. Bütün kulüpler kadrolarını
tamamlamış iken biz transferlere başladık ve güçlü bir kadro
oluşturduk. Lig maçlarımız iyi gitti. “Sarıyer yıkılıp gider”
diyenler de ümitlendi. Bu arada Fortis Türkiye Kupası’nda Gruplara
kaldık. Gruplara kalmak demek 300 ila 500 milyarlık bir gelir temin
etmek demektir.
- Sayın Yusuf Tülün’ün yeni yönetim oluşturma çabalarınız da size
hiç mi yardımı olmadı, maddi yardımlar dışında manevi bir desteği de
mi olmadı?
- Hem sportif çalışmalarımızı yapıyor ve hem de yeni bir başkan ve
yeni bir yönetim kurulu oluşturma çabalarımız devam ediyordu. Dört
kişi Sayın başkanı ziyaret ettik. Benimle birlikte Osman Yıldız,
Hayati Kaptanoğlu ve Suat Uysallar vardı. Çeşitli alternatifler
ortaya koydum yönetim kurulu oluşturmak için maalesef kabul etmedi.
Başkan yardımcılarından birini görevlendirmesini söyledik, “Seçim
yılına girdik hiç birini veremem çalışma yapmam gerekiyor.” Dedi.
Fakat Tahir Sarıoğlu’na iki yardımcısını birden verdi. Kulübe başkan
olmaları konusunda Mehmet Akdağ ve Tahir Sarıoğlu’ndan olumlu cevap
alamayınca bilhassa benim “Artık tahammülüm kalmadı” şeklindeki
ifadem üzerine Eyüp Odabaşı “O zaman bu başkanlık görevini
üstlenirim ama başkan olduktan sonra on yıl süre ile de başkanlığı
kimseye vermem” demesinden sadece 6-7 saat sonra Sayın Tahir
Sarıoğlu’nun başkanlığı kabul ettiği açıklandı. Demek ki antenler
çok iyi çalışıyordu. Kulübün Eyüp Odabaşı’na teslimi
benimsenmiyordu! Bunu anlamanın ve dolayısıyla akıllı bir iş
yapmanın zevkine vardık! Sayın Yusuf Tülün, başkan olduğum 3 ay 12
gün içerisinde davet ettiğim hiçbir toplantıya katılmadı.
Futbolcularla görüşmeye, futbolcularla yapılan toplantıya, kampa
antrenmanlara gelmediği gibi hiçbir maçımıza da gelmedi! Tahir
Sarıoğlu görev aldıktan sonra ise maçlara gelmeye başladı. Aslında
böyle olmalı tabii!
- Yani bunca süre boyunca 80bin ytl dışında elle tutulur bir
desteği olmadı Yusuf Tülün’ün.
- Benim üzüntüm şu: Keşke “Lisanslar için verdim” dediği parayı
almasaydım ve reddetseydim. Bize vermedi zaten, itimat etmemiş
olacak ki kendi adamlarından birini gönderdi. Kulüp müdürümüzün
gösterdiği banka hesaplarına paraları yatırıp makbuzlarını aldı.
Eğer reddetseydim “Lisansların parasını vermeseydim maçlara
çıkamazlardı.” Sözlerini söylemezlerdi. Zira, 3 ay 12 gün süre
içerisinde 823 milyar temin eden bir yönetim kurulu 80 milyarı da
bulurdu, bundan kimsenin şüphesi olmasın.
- Dillere destan stad konusu var, nizami olan stada oynanabilir
belgesi alamamışsınız. Yusuf Tülün kendisi gitmiş ölçmüş nizami
olduğunu görmüş. Nasıl oldu o iş?
- Çayırbaşı stadı epey tartışma konusu oldu. On yaşında bir çocuğun
bile inanamayacağı işgüzarlık var! Federasyon yetkilisi İbrahim
Balcı’ya değil, stad müdürü Ali Bey’e sahanın ebatlarını sordu. Ali
Bey’de 96x62 dedi. Federasyon yetkilisi stadın vaziyet planını
istedi, Ali Bey “yok” dedi. Olay bitti. On dakika sonra Yusuf Tülün
Bey’in yanına gittik. İlk sözü “Stadın ebatları küçük, kabul olmadı
değil mi?” oldu. Nasıl haber aldı? Haber aldıktan sonra neden gidip
sahanın ebatlarını ölçmedi de iki buçuk ay sonra gidip ölçmek ve
maçları burada oynatmak ihtiyacını hissetti? Bu iki, iki buçuk ay
içinde stadın ölçüleri nasıl büyüdü? Her şeye rağmen keşke,
sporculara zarar vermeyecek kadar iyi olsaydı da maçlarımız
Çayırbaşı Stadında oynansaydı.
- Yusuf Tülün konuk olduğu radyo programında Eyüp Odabaşı’nı
kulüpte görevde olduğu süre boyunca, kulübe tek bir tesis bile
kazandıramamış olmakla suçladı. Bununla ilgili ne söylemek
istersiniz.
- Radyospor’daki programda Sayın Belediye Başkanımız Yusuf Tülün,
kulübümüzün eski genel kaptanı Eyüp Odabaşı ile ilgili sözleri de
üzücü. Keşke söylemeseydi. Ben şahsen kendisine yakıştıramadım!
Sayın Başkanın öncelikle Eyüp Odabaşı’nın kim olduğunu çok iyi
bilmesini isterim, bilir de bilmezden gelir ben yine hatırlatayım;
Eyüp Odabaşı Sarıyer doğumludur, 14 yaşında lisanslı Sarıyer
futbolcusu oldu. 16 yaşında Sarıyer profesyonel takımı kadrosuna
alındı. Yaş gruplarında oynadı. 1970/71 sezonun da şampiyon olan ve
II. Lige yükselen kadroda yer aldı. Sarıyer takımında iken bir kez
Umit ve iki kez de Amatör Milli Takım forması giydi. Fenerbahçe’de
iki sezon oynadı, Didi teknik direktördü ve iki şampiyonluk gördü.
Trabzonspor’a gitti burada da şampiyonluk yaşadı. Makine mühendisi
olmak için staj yapması gerekiyordu bu nedenle bir sezonda
Karabük’te oynadı. 1981 yılında Sarıyer Spor Kulübü yönetim kuruluna
girdi. 24 yıl arka arkaya yönetim kurulunda bulundu ve genel kaptan
olarak görev yaptı, Sarıyer’in 1. Türkiye Ligi’ne çıktığın da ve
Balkan kupasını kazandığında yönetim kurulu üyesi ve genel kaptandı.
Kulübümüzü Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurullarında temsil
etti. Türk Futbol Vakfı kurucusu ve yönetim kurulu üyesi olarak
görev yapıyor. Türkiye futbol Adamları Derneği üyesidir. Sarıyer
ilçesi amatör kulüplerinden, Yeni Mahalle Spor kulübü’nün kurucusu
olup başkanlığını da yaptı. 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği kurucu
üyesi ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Genel Kaptan iken,
teknik eleman olarak: Kenan Dereli, Ayhan Erman, Boris Maroviç,
Candan Tarhan, Duvançiç, Milan Ribar, Cor Van Der, Ahmet Suat
Özyazıcı, Nevzat Güzelırmak, Yakup Kaptan, Güvenç Kurtar, Altan
Dinçer, Yılmaz Vural, Turhan Sofuoğlu, Şenol Ustaömer, Kamil Doygun,
Yaşar Elmas, İlyas Tüfekçi, Erdem Acar… gibi isimlerle çalıştı.
Kulübün tesisleşme işinde de büyük emek verdi. Yeni suni çim saha
olarak yapılan antrenman sahasının ve halı sahanın yapılmasında
verdiği uğraş inkar kabul etmez. İki önemli tesisin yani halı
sahanın arkasındaki iki büyük binanın yapımını hemen hemen tek
başına verdiği mücadele ile tamamladı. Kulübe ait tesislerin tescili
için gerekli işlemlerin yapılarak kulübün rahat nefes almasının
sağlanması elbette ki memnuniyet vericidir.
- Son olarak belirtmek istediğiniz bir husus var mı?
- Şunu belirtmeyi görev biliyorum. Sayın Yusuf Tülün, çok iyi dost
olduğu Eyüp Odabaşı ile neden çatışma halindeler! Eyüp Odabaşı’nın
katılmadığı kulübün genel kurul toplantısın da Sayın Tülün’ün, yarım
saat süre ile Eyüp Odabaşı’yı eleştirmesinin nedeni nedir? Gerçekten
çok merak ediyoruz, bir açıklayan olsa da kulübe hizmet edenler daha
çok yara almasa olmaz mı?
MARTI SON NEFESTE UÇTU
Futbolcularımız çok yorulmasın diye sentetik çim zeminli pırıl pırıl
Çayırbaşı Stadı yerine, köstebek tarlasına dönmüş balçık zeminli
Maltepe Stadında oynanan karşılaşmaya Sarıyer, Ethem, Hicabi,
Tayfun, Mustafa, Birand, İlker, Musa, Emrah, Ertan, Salim, Özgür ilk
on biri ile başladı. Genelde orta saha mücadelesi şeklinde geçen
karşılaşmanın ilk yarısında zaman zaman uzaktan şutlarla rakip
kaleyi yoklayan Sarıyer çok önemli bir pozisyon yakalayamadı. İlk
yarıda en etkili akınımızda Özgür ceza sahası dışı sol çaprazdan
şutunu çekti, kaleci Emrullah çeldiği topu önünde bulan Ertan kötü
bir vuruşla topu yandan avuta attı.
İkinci yarıya Salim'in yerine Umut'la maça başlayan Sarıyer, bu
yarıda rakip üzerinde baskı kurup oyunu rakip yarı sahaya yığmasına
rağmen bir türlü gol pozisyonu üretmekte başarılı olamadı. Salim'in
oyundan alınmasıyla Ertan'ın forvette tek başına etkili olamaması
üzerine Erdem Acar, Özgür'ün yerine Sefer'i oyuna aldı. Bu dakikadan
sonra rakip kalede daha etkili olmaya başlayan Sarıyer'imiz, 75.
dakikada ceza sahası içerisinde topla buluşan Sefer'in vuruşuyla
gole yaklaştı. 76. dakikada Emrah'ın yerine Umut oyuna girdi. Maçın
son dakikası oynanırken ceza sahası dışında Umut'un düşürülmesi ile
serbest vuruş kazandık. Serbest vuruş sonrası rakip savunma topu
uzaklaştıramadı topu önünde bulan Sefer düzgün bir vuruşla topu sol
köşeye bıraktı. Golden sonra tribünlerde ve saha içinde büyük sevinç
yaşanırken, maç sonunda futbolcular tribünlere gelerek galibiyet
sevincini taraftarlarla paylaştı.(04 KASIM 2007)
Stat: Maltepe
Hakemler: Levent Aktan xx, Selman Us xx, Barış Turhan xx
Sarıyer: Ethem xx, Hicabi x, Tayfun xx, Mustafa xx, Birand xx, İlker
xx, Musa xx, Emrah xx (Dk. 76 Umut x), Ertan x, Salim x (Dk. 64
Gökhan x), Özgür x (Dk. 70 Sefer xx)
Zeytinburnuspor: Emrullah x, Adem x, Özcan x, Gökhan x, Fatih Dere
x, Rıza x (Dk. 55 Emre x), Şamil xx, Mustafa Gürel xx, Abdullah x,
Fatih Gül x (Dk. 70 Mustafa Bayat x), Nail x
Gol: Dk. 89 Sefer (Sarıyer)
Sarı kartlar: Dk. 14 Şamil, Dk. 67 Mustafa, Dk. 79 Emre, Dk. 88
Özcan (Zeytinburnuspor), Dk. 30 İlker, Dk. 65 Emrah (Sarıyer)
|