YUSUF ZİYA ÖNİŞ YENİDEN DOĞDU
30 Haziran 2008
Bir türlü başlayamayan Yusuf Ziya Öniş stadının yenileme
çalışmaları geçtiğimiz sezonun başında başlamış ancak bir türlü
başlayamayan çalışmalar bu seferde bir türlü bitmek bilmeyince
Sarıyer geçtiğimiz sezon maçlarının bir kısmını Maltepe Stadında bir
kısmına Çayırbaşı Stadında oynamak zorunda kalmıştı. Sıkıntılarla
geçen bir senenin ardından sabrın sonu selamettir misali, Yusuf Ziya
Öniş stadının inşaatında sona yaklaşıldı. Portatif tribünleri
tamamen yıkılıp yeniden yapılan stadın tüm tribünlerinin üstü çatı
ile kapatıldı. Şu anda tribünlere son rötuşlar yapılıyor, zeminin
çimlerinin döşenmesi ile de Yusuf Ziya Öniş yeni sezonda yeni
çehresi ile futbol aşıklarını ağırlamaya hazır hale gelecek.
HAYRİ ÜLGEN'DEN EYÜP ODABAŞI VE TÜM SARIYERLİLERE ÇAĞRI
27 Haziran 2008
Sarıyer'in 1982 yılında 42 yıl aradan sonra şampiyon olarak
Türkiye 1. futbol ligine yükseldiği sezonda Sarıyer forması giyen
Hayri Ülgen, Efsane Fotospor isimli spor gazetesinde bugünkü
yazısında Sarıyer'in son durumunu ele aldı. Baba Hayri lakaplı bir
zamanların yıldız oyuncusu olan Ülgen, 2005-2006 sezonunda genel
kaptanlık görevine getirilmiş, ancak o dönem ki yönetimle
anlaşmazlık yaşayarak ligin 3. haftasında görevi bırakmıştı. İşte
Hayri Ülgen'in yazısı:
"Gerçek Sarıyerliler nerede?..
SARIYER, Türkiye’nin en güzel ilçelerinden biridir. Kendine has
doğası, denizi ve balığıyla Sarıyer, gerçekten birçok İstanbullu’nun
uğrak yeridir. Futbolda ise yıllarca 1.Lig’de oynadığı futbolla
alkışlanmış, Balkan Şampiyonu olmuştur. Sarıyer takımının bende çok
ayrı bir yeri var. Hayatımın en güzel yıllarını o forma altında
yaşadım. Gol kralı oldum, 42 yıl sonra şampiyon olduk. En önemlisi
ise o muhteşem taraftar ve değerli büyüklerim bana “Baba Hayri”
lakabını vermişti. Yani baba olmadan babalığı yaşattılar bu güzel
insanlar. Bu kulüpte şampiyonluk sevinçleri yaşadık. Çünkü muhteşem
taraftarları tribünleri dolduruyordu. Üstelik deplasmanlarda bile
takımı yalnız bırakmıyordu. Yöneticiler daha özverili ve futbolcular
tam bir aile havası içerisindeydi...
Zaten Sarıyer de böyle bir camiayla tarih yazdı. İşte o tarihlerde
belki paramız pulumuz yoktu ama, kulüp olmak için ne gerekiyorsa o
vardı... İşte başarının sihirli anahtarı...
Şimdi nerede o Sarıyer?.. Bulana aşk olsun... Ben de o şanlı maziyi
yad edip ağlayanlardanım... Sarıyer her geçen gün kötüye gidiyor.
Ancak herkes de seyirci... Nerede Sarıyer’i büyük yapan özel
taraftarı? Nerede takımını hiçbir yerde yalnız bırakmayan Sarıyer
halkı? Nerede yöneticiler? O görkemli günlerden eser yok. Hiç
unutmam... Karagümrük’le Vefa Stadı’nda oynuyoruz... Tribünler
lacivert-beyazlı. Sarıyer taraftarının yeri göğü inlettiği bir
ortamda Karagümrük’ü 3-1 yenmiştik...
Bunlar geçmişte kaldı... Yeniden diriliş yaşanabilir... Bunun için
de birlik gerek...
Sarıyer deyince aklıma öncelikle Eyüp Odabaşı geliyor. Sarıyer’e
geçmişte 25-30 yıl hizmeti dokunan bu spor adamının tekrar elini
taşın altına sokması lazım. Odabaşı iyi bir yönetimle gelir ve maddi
sorunları aşmayı başarırsa taraftarların önderi Hüseyin Hüdaverdi ve
Tarık ve diğerleri tribünlere sahip çıkarsa bu takım eski günlerini
yeniden yaşar... Neden olmasın? Belki bu başarıda eski bir Sarıyerli
olarak benim de tuzum olur..."
MAHMUT KOCABAL İLE YENİDEN 27 HAZİRAN 2008
Sarıyer top başı yaptı. Divan yürütme kurulu tarafından Mahmut
Kocabal takımın başına getirildi. Sezon öncesi hazırlıkları
kapsamında takımı toplaması ve çalışmalara başlaması için görev
verilen Mahmut Kocabal yönetiminde Sarıyer Spor Kulübü tesislerinde
çalışmalarını sürdüren Sarıyer, önümüzdeki hafta çarşamba günü
Nevşehir'e giderek çalışmalarını burada sürdürecek. Nevşehir'de
düzenlenecek olan bir turnuvaya da katılacak olan takımda sözleşmesi
süren oyuncular ile İbrahim Balcı, Eyüp Odabaşı ve Adnan Özcan bir
görüşme yaparak kulübün şu an içinde bulunduğu belirsizlik
dolayısıyla oyuncuların herhangi bir endişe taşımalarının yersiz
olduğunu, yönetim belirsizliğinin önümüzdeki hafta çözüleceğini
futbolculara anlattılar.
Öte yandan önümüzdeki hafta salı günü Divan yürütme Kurulu ve
Sarıyer Belediye Başkanı Yusuf Tülün, bazı eski yöneticilerinde
katılımı ile bir araya gelerek son durumu değerlendirip, yeni
yönetimin son halini belirleyecekleri bildirildi.
DUAYENLER İŞ BAŞINDA 05 HAZİRAN 2008
Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Sarıyer Spor Kulübü genel kurulunun
ardından oluşan bunalımdan kulübü kurtarmak adına camianın
duayenleri bir araya geldi. Sarıyer Spor Kulübü tesislerinde yapılan
genişletilmiş divan kurulu toplantısında, yeni bir yönetim teşkil
edebilmek amacıyla çalışacak bir yürütme kurulu oluşturuldu. Av.
Fikret Canlı'nın başkanlığını yaptığı yürütme kurulunda Sami Canel
başkan yardımcılığı görevini üstlendi. Diğer kurul üyeleri Adnan
Özcan, Atalay Kaban, Eyüp Odabaşı, Sezai Büyükdurmuş, Sezai Kula,
Faruk Yılmaz ve Hayati Kaptanoğlu olurken, kurul raportörlüğü
görevini üstlenen İbrahim Balcı sitemize verdiği demeçte;
"Kurulumuz, kulüpte bir yıl süre ile başkanlık görevini yapan Tahir
Sarıoğlu'nu iş yerinde ziyaret ederek teşekkür etmiş ve kulüpten
ilgisini kesmemesini istemiştir" dedi. Ayrıca İbrahim Balcı Divan
yürütme kurulunun, önümüzdeki günlerde yoğun çalışmasını devam
ettireceğini ve yeni bir yönetim oluşturma çalışmasını sürdüreceğini
söyledi.
Tahir Sarıoğlu'na yapılan ziyarette Sarıoğlu'nun görevi sırasında
kendisine ve arkadaşlarına yöneltilen ağır eleştirilere çok
üzüldüğünü ancak yönetimden ayrılmış olsa da her zaman Sarıyer Spor
Kulübü'nün yanında olacağını söylediği bildirildi.
PAŞA PAŞA İSTİFA 02 HAZİRAN 2008
Sarıyer Spor Kulübü'nün geçtiğimiz Cumartesi yapılan genel kurul
toplantısında yersiz ve yakışıksız sözleriyle ortamın gerilmesine ve
toplantıya ara verilmesine sebep olan Salih Acarel bugün Sarıyer
Spor Kulübü Divan Kurulu ve Genel Kurul Üyeliği görevlerinden istifa
ettiğini duyurdu. Sarıyer Haber gazetesine yaptığı yazılı açıklamada
“Sayın Sanlav; Gördüğüm lüzum üzerine, Sarıyer Spor Kulübü, Divan ve
Genel Kurul Üyeliğinden istifa ettim. Selam ve sevgiler…” dedi.
Salih Acarel kongre esnasında yaşanan münakaşada, Eyüp Odabaşı'na
dönerek "Sana beni bu kulübün içine sokma demiştim, benim burada
bulunmam bile benim için ... Hadi neyse!" demiş ve bunun üzerine
diğer genel kurul üyeleri "ne duruyorsun o zaman haydi bırak git"
diye tepki göstermişlerdi |