|
KONGRE TARİHİ BELLİ
OLDU
29.09.2009
Sarıyer Spor Kulübü yönetimi
beklenen olağan üstü genel kurul toplantısının tarihini açıkladı.
Konuyla ilgili olarak kulübün resmi internet sitesinden yapılan
açıklama da "Yönetim Kurulumuz 22.09.2009 tarihinde toplanarak
olağan üstü genel kurul kararı almıştır.Olağan üstü genel kurul
10.10.2009 Cumartesi günü Saat : 11.00'de Sarıyer Spor Kulübü Eyüp
Odabaşı Yönetim Kurulu Binasında Yapılmasına ( Eski sular caddesi
no:46 Sarıyer / İstanbul ) Çoğunluk Sağlanamadığı takdirde ikinci
toplantı'nın 17.10.2009 Cumartesi Günü Aynı Saat ve aynı adreste
Çoğunluk aranmaksızın yapılmasına Karar Verilmiştir." ifadesi yer
aldı. Alınan bilgiye göre Başkan İbrahim Bozan görevine devam edecek
ancak yönetim kurulu listesine bazı yeni isimler dahil edilecek.
ALSANCAK'TAN MARTI
GEÇTİ
27.09.2009
İzmir'de Altay Alsancak
Stadı'nda Göztepe'nin konuğu olan Sarıyer, rakibine karşı çok üstün
bir futbol oynayarak 1-0 galip geldi. Maçta sayısız gol fırsatından
yararlanamayan Sarıyer'in golü 62. dakikada Sinan Pektemek'ten
geldi. Maçtan sonra basına demeç veren Sarıyer Spor Kulübü Başkanı
İbrahim Bozan "Bu galibiyeti Sayın Eyüp Odabaşı'na armağan
ediyoruz." dedi.
Güneşli
bir havada yaklaşık 30 derece sıcaklıkta oynanan karşılaşmayı
8000'in üzerinde Göztepe taraftarı izlerken, Sarıyer'den otobüslerle
gelen 150 kadar Sarıyer taraftarı ve yaklaşık 20 kişiyi bulan
Sarıyerli basın mensupları ve eski - yeni yöneticilerden oluşan bir
grupta maçı protokol ve basın tribünlerinden takip ettiler. Ev
sahibi Göztepe taraftarlarının yoğun tezahüratlarına rağmen maça
hızlı başlayan taraf Sarıyer oldu. Maçın hemen başında Ender, Sezai
ve Coşkun'la net pozisyonlar yakalayan Sarıyer, biraz şansızlık
biraz da Göztepe kalecisi Sinan'ın gayretiyle daha ilk 20 dakika
içerisinde 2 hatta 3 farklı üstünlüğü yakalama fırsatını harcadı.
İlk yarıda savunma da Göksel, Cumhur, Özcan ve Ahmet'ten oluşan
Sarıyer savunma hattı rakibe geçit vermezken, ilk kez Sarıyer
forması giyen, geçen sezonun gol kralı olan Bülent Karaman oldukça
etkisiz bir görüntü verdi.
Maçın
ikinci yarısına Sarıyer aynı kadroyla başlarken, ev sahibi ekip
Göztepe, Ali - Emre değişikliği ile oyuna başladı ancak bu
değişiklik de Göztepe'nin oyununa herhangi olumlu bir katkı
sağlamadı. Oyunu domine eden ve pozisyonlar bulan taraf yine Sarıyer
oldu. Maçın ikinci yarısında Gökhan'a yaptığı faul sonrası sarı kart
gören Göztepeli oyuncu Serkan bundan sadece bir kaç dakika sonra bu
kez Ender'e yaptığı faul sonrasında ikinci sarı kartı görerek
oyundan atıldı. Bu dakikadan sonra adeta gardı düşmüş bir boksör
gibi Sarıyer atakları karşısında çaresiz kalan Göztepe'nin tek
tutunduğu dal kalecisi Sinan oldu. Geçtiğimiz sene Eskişehirspor'un
kadrosunda bulunan ve kaleci Ivesa'nın yedeği olan Sinan yaptığı
başarılı kurtarışlarla Sarıyer'in farklı galibiyetine engel oldu.
Maçın
60. dakikasında henüz hazır olmadığı anlaşılan Bülent'in yerine
oyuna giren Sinan, oyuna girmesinden çok kısa bir süre sonra sağ
kanattan Kaptan Göksel'in getirdiği ve adeta ben buyum dercesine
önce bir rakibini çalımladıktan sonra adrese teslim gönderdiği topu
ustaca bir kafa vuruşuyla kalecinin uzanamayacağı noktaya gönderdi.
Gol sevincini Göztepe taraftarlarının bulunduğu tribünün üst katında
yer alan Sarıyer Taraftarı ile paylaşmak isteyen Sinan'ın bu yöne
doğru yaptığı sevinç hareketi, maçın hakemi tarafından yanlış
değerlendirilerek sarı kartla cezalandırıldı. Bu golün ardından
Göztepe seyircisinin desteği yerini yönetim ve teknik direktör Akif
Başaran'ı protestoya bıraktı.
Maçın
golden sonraki bölümlerinde, Gökhan, Sezai ve Sinan'la bir çok
pozisyon yakalayan Sarıyer yine kaleci Sinan'ın üstün performansı
neticesinde farkı arttırmayı başaramadı. Maçın son 10 dakikasında
Sarıyer'in oyunu rölantiye alması ve riske etmemesi sonucu, suni bir
baskı kuran ev sahibi ekip ceza sahası içerisine bir orta ve
karambol anında gelişigüzel biçimde kaleye gönderilen bir top
dışında önemli bir tehlike yaratamadı. Maç sonunda Sarıyer takımı
neşe içerisinde sahayı terk ederken Göztepe tribünlerinin anlamsız
protestosuna mâruz kaldı. Oysa ki Sarıyer maç boyunca ne oyunu
çirkinleştirmiş, ne de hakemle oynamıştı.
Öte yandan maçın ardından takıma,
yöneticilere ve Sarıyerli basın mensuplarına bir yemek veren Başkan
İbrahim Bozan, yemekten sonra basın mensuplarına yaptığı açıklama da
“Bu maçta Sarıyer sevdalılarıyla birlikte olmak çok güzeldi.
Futbolcularımız da aldıkları bu galibiyetle bunun üzerine bir gül
koymuş oldular. Ben de bu maçı Eyüp Odabaşı’na armağan ettim.
Sarıyer sevdalıları İzmir’de keyifle, muhabbetle bir aradaydık. Beni
en çok mutlu eden buydu. İnşallah bundan sonra hep bu şekilde
yolumuza devam ederiz. “ sözlerine yer verdi.
GÖZTEPE: 0 - SARIYER: 1
Stat: Altay Alsancak
Hakemler: Sinan Cem İyihuylu xx, İhsan Topsakal xx, Kamil Çetin xx
Göztepe: Sinan xxxx, Eray xx, Evren xx, Emrah xx, Serkan x, Mert x,
Ferhat xx, Tayfun xx, Ali x (Dk. 46 Emre x) (Dk. 60 Recep x), Şadi x
(Dk. 54 Bulut), Hüseyin x
Sarıyer: Ethem xx, Göksel xxx, Cumhur xxxx, Özcan xxx, Ahmet xxx,
Ender xx (Dk. 73 Aydın xx), Emre xx, Gökhan xx, Sezai xx (Dk. 86
Emrah ?), Coşkun xxx, Bülent x (Dk. 60 Sinan xxx)
Gol: Dk. 62 Sinan (Sarıyer)
Kırmızı Kart: Dk. 52 Serkan (Göztepe)
CEVAP VER: EYÜP ODABAŞI
Kıvanç
Ekinci'nin Sarıyer Spor Kulübü tarihinde iz bırakmış isimlerle
yaptığı söyleşiler dizisi Eyüp Odabaşı ile devam etti. Odabaşı'nın
kulübün geçmişine ve bilinmeyenlerine ışık tutacak sorulara verdiği
samimi yanıtları okumak için tıklayınız.
SARIYER LİGİ BÖYLE
GÖTÜREMEZ!
21 Eylül 2009
Sarıyer
sahasında ilk puanını K. Şekerspor’a kaybetti. Bu maçı kazanması
halinde 10 puanla ve averajla bir maçı eksiği ile ikinci olacaktı.
OLMADI!
Sarıyer iyi başladığı maçı kötü bitirdi. Aslında iyi bitirmesine de
imkan yoktu. Zira çok deneyimli futbolcuları olmasına rağmen koşan
ve savaşan adam sayısı çok az! Hatta bilhassa orta alanda savaşan
adamı hiç yok!
İşin enteresan yanı takımın başarılıları yaşlılar! Yani koşmasa da
yere basmasını bilenler.
Sarıyer klasik bir dizilişle 4-4-2 oynadı. İyi başladı ama devam
ettiremedi. Çok koşan, ikili mücadeleye giren rakip Sarıyer
defansını dağıttı. Sarıyer defansı bir felaket. Göksel iyi gidiyor
fakat geri dönüşü yok! Serkan ilk yarıda ne yaptığını bilmiyordu,
ikinci yarıda düzeldi. Nedeni orta saha ile ilgili. Zira ortanın
solunda yer alan Gökhan Çakır bu yerin adamı olmadığı için rakibine
baskı yapamayınca bütün yük Serkan’ın üzerine kaldı ve bocaladı.
Defansın iki orta adamı Emrah ve Özcan Sarıyer’i taşıyamaz! Yan yana
adeta çakılı oynuyorlar ve devamlı gedik veriyorlar. Rakip ilk
yarıda girdiği pozisyonları değerlendirebilseydi fark yapardı. Orta
alanda ne yaptığını bilen yoktu. Ender top ayağına geldiği zaman iyi
işler yapıyor, golü mükemmeldi, iyi de ortalar yaptı. Fakat adam
takibinde ve preste etkin değildi. Yasin’in çok daha iyi oynaması
gerekir. Ama belli de ön libero oynatıldığı gibi ileri çıkmaması
için devamlı ikaz ediliyor ki oyuna girmiyor! Emre Hasan çok genç,
yetenekli ve kalitesi de var. Ama oyun içinde devamlılığı yok. Daha
agresif olmalı, daha sert oynamalı, orta alanda savaşmanın ne
olduğunu öğrenmelidir. Orta alanın en iyi adamı Gökhan Çakır,
nedense ısrarla, başarılı olamadığı sol dışta oynatılmakta ısrar
ediliyor. Oysa ortada oynatılsa hem oynar ve oynatır, çünkü kalitesi
belli bir yetenektir! Ortaya girdiği zaman iyi işler yapıyor. Gol
yollarında çoğalabilmek için çift santrafor oynatıldı. Sinan müthiş
mücadele gücü olan biri, pes demiyor, bütün gücü ile savaşıyor. Bu
hattın yeni adamı Coşkun Birdal için bir şey demeğe gerek yok.
Mevsim başı çalışması yapmamasına rağmen, on günlük antrenmanla
çıktığı maçta yorulana kadar büyük işler yaptı, iki de güzel gol
attı. Eğer hakem gereken düdüğü çalabilseydi Coşkun’un bir gol
pozisyonunu olmayan bir ofsaytla kesmez, bir diğer pozisyonda da
sırtına çıkan ve kendisini yere indiren rakibi aleyhine penaltı
çalardı. Bu pozisyonlar verilse Sarıyer de maçı alıp götürürdü.
Oyuna sonradan giren Sezai top ayağında iken bir şeyler yapmaya
çalıştı, defansif oyun anlayışı yok, savaşçı değil ama iyi top
kullanıyor. Göksu gol yapabilecek pozisyon bulamadı. Ama Melih,
rakibin gelişen ani atağı sonunda, rakip futbolcuyu yere indirince,
son adam olarak kırmızı kart gördü ama takımını mutlak bir golden
korudu Ki; aslında faulü yapan Melih değil, hışım gibi kalesinden
çıkan, rakip futbolcuyu indiren Ethem’di ama, geride kalan hakem
yanlış gördü ve kabak Melih’in başına patladı. İyi ki öyle oldu Zira
Ethem faulden doğan frikik atışında topu doksan tabir edilen yerden
yumruklayarak mutlak bir golü önledi ve maçın skorunu belirledi:
3-3.
Maçın hakemi iyi değildi. Deplasman takımı ezilmesin de ne olursa
olsun düşüncesi ile bir maç yönetilirse işte böyle olur! Hayret!
Demek ki böyle hakemlerle çok uğraşacağız!
Sarıyer kendi sahasında oynadığı maçlarda puan kaybederse amacına
ulaşamaz. Bu nedenle çok dikkatli olunması gerekir. Öncelikle,
Sarıyer defansının kale önünde çakılı kalmaması gerekir. Oyuna
katılması sağlanmalıdır. Takımın rakibe baskı yapacak gücü yok!
Böyle olunca oyunda hakimiyet kısa süreli oluyor. Kendi sahasında
ani ataklarla gol aramak durumuna düşüyor! Takım ağır oynuyor, oyunu
çabuklaştırmakta başarılı olamıyor, böyle olunca da sıkıntı doğuyor.
Daha önemlisi de Mehmet Ekşi Hocanın takımı ileri çıkarmaması ve
ileri çıkan defans adamlarını yerini kaybetmemeleri ve pozisyon
icabı ileri çıkanları da çıkmamaları için ısrarla uyarmasıdır. Bu
nasıl olur?
Neler yapılabilire yanıt vermeden önce, kendisini, topa vurarak
oyundan attıran Özcan’a gereken uyarı veya ceza neyse
yapılmalı/verilmelidir diyorum. Sonra da bir sezonda 30 dan fazla
futbolcu transfer eden, yeterli görmediği bir kaçını geri gönderen
ve 23 yeni ismi kulübe kazandıran yönetim kurulu, acil olarak
defansın ortasına bir veya iki futbolcu transfer etmelidir. Belki
biri Cumhur olur! O zaman ikinci ismin derhal saptanmalıdır.
Henüz mevsim başındayız. Sezonun yazı var kışı, yağmuru, çamuru karı
var. Her şartlar altında mücadele verileceği için vakit geçmeden
gereken önlemleri almak gerekir inancındayım.
Tüm ulusun ve okurların Ramazan Bayramını kutlarım.
Yazan: İbrahim Balcı
SARIYER TEKAÜTLER: 3 -
KONYA ŞEKER: 3
Sahaya 30 yaşın üstünde 6
oyuncuyla çıkan Sarıyer takımının, çok koşan mücadele eden Konya
Şeker karşısında adeta nefesi kesildi. İki kez geriye düştüğü
karşılaşmada Coşkun Birdal'ın ceza sahası içerisinde ki usta oyunu
sayesinde 1 puanı kurtarabildi.
Maça
fırtına gibi başlayan Konya ekibi, sağlı sollu ataklarla kalemizde
üst üste tehlike yaratmaya başladı, bu dakikalarda Konya'nın bir
topu da üst direkte patladı. Sağ kanatta Göksel ve Ender'in komik
hataları, savunmanın göbeğinde oynayan Özcan ve Emrah'ın sorumsuz
müdahaleleri gollere davetiye çıkardı. İlk gol sahanın en iyi
isimlerinden olan Murat'ın ayağından 9. dakikada geldi. Çok koşan
mücadele eden Konya Şeker karşısında durarak oynamaya çalışan
Sarıyer etkili olamadı. Maçın 15. dakikasında sağ kanattan Göksel'in
yaptığı ortaya Sinan'ın kafa vuruşu direkte patladı. direkten dönen
topu tamamlayan Coşkun oldu ve Sarıyer beraberliği yakaladı. Bu
golden 10 dakika sonra bu kez sol kanattan gelişen atakta Gökhan
Çakır'ın yerden ortaladığı topla ceza sahası uzak köşesinde buluşan
Ender düzgün vurdu ve durumu 2-1 yaptı. Sarıyer, oyuncularının son
vuruşlarda gösterdiği ustalıkla öne geçmesine rağmen, sahada
koşmadan futbol oynamaya çalışınca Konya Şeker'in atakları ve
golleri kesilmedi. İlk yarının bitimine dakikalar kala önce Ömer
beraberliği getirdi ardından da sürati ile Sarıyer savunmasının
adeta hallaç pamuğu gibi atan Murat takımını yeniden öne geçirdi.
İlk yarı 2-3 Konya üstünlüğü ile noktalanırken gollerde Göksel ve
Özcan'ın hataları büyüktü. Ethem ise maç boyunca durgunluğu ile
dikkat çekti.
İkinci
yarıya Mehmet Ekşi Yasin yerine Sezai'yi oyuna alarak başladı.
Sol kanatta varlık gösteremeyen Gökhan, Yasin'in mevkisinde oynamaya
başlarken Sezai sol kanada geçti. Sezai sol kanada hareket getirmeyi
başarırken, Gökhan orta sahada da fazla bir etkinlik gösteremedi.
Yasin'in kesicilik görevini de yerine getiremeyince, rakip orta
sahayı daha kolay geçmeye başladı. 50. dakikada Sezai ve Serkan'ın
sol kanattan geliştirdikleri akıl dolu atakta Serkan'ın yerden
yaptığı ortayı günün beğeni toplayan ismi Coşkun Birdal tamamlayarak
topu ağlara gönderdi.
Gelen beraberlik golü ile Sarıyer'in baskısını artırması beklenirken
bu seferde hakemlerin saçma kararları sahne aldı. Konya'lı Turgay
Koyuncu'nun Coşkun Birdal'a biri ceza sahası içerisinde olan iki
faulünü görmezden gelen maçın hakemleri takdir haklarını sürekli
Konya Şeker'den yana kullandılar. Göksel'e yapılan bir faul sonrası
oyunu devam ettirmesine tepki gösteren Sarıyer taraftarı saha
kenarındaki tellere yüklenince emniyet müdahale ederek bu bölgeyi
boşalttı. 66. dakikada hakemin faul kararı sonrası sinirli
hareketler gösteren Emre ikinci sarı kartı görerek takımını 10 kişi
bıraktı. Maç 3-3 devam ederken Coşkun Birdal ve Sinan Pektemek
girdikleri iki net pozisyonda topu iyi kullanmalarına rağmen
şanssızlığı yenemediler. Kaleyi sol çaprazdan gören pozisyonda
Sezai'nin uzaktan sert ve düzgün vuruşunu kaleci Gürsel çıkarttı.
Maçın son bölümlerinde ise gelişen kontra atakta kaleci Ethem'i de
geçen rakibine yaptığı faulle 4. gole engel olan Melih kırmızı
kartla oyun dışında kaldı. Bu faulden kazanılan serbest vuruşta tam
köşeye giden topu, Ethem maç boyunca tek olumlu hareketini yaparak
kornere çeldi. Maç sonunda kaybedilen puana rağmen taraftar takımı
tribünlere çağırırken, maçın hakemlerine tepki vardı.
Elimizde Gökhan ve Ender gibi iki
orta saha oyuncusu varken onları kanatlara hapsederek oyuna katkı
sağlamalarını engellerken, günün en kötü isimleri Ender ve Göksel'i
oyunda tutup Yasin'i oyundan çıkartmak Sarıyer kenar yönetiminin
hatasıydı. Önceki maçların beğenilen isimlerinden Aydın ilk 18'de
yer almazken, Göksu ikinci yarıda oyuna girdi. Bülent Karaman'ın
sezon başından beri yedekten dahi oyuna girmemesi, ileriki
haftalarda maç eksiği nedeniyle bu oyuncudan da yeterince verim
alınamayacağını akıllara getirdi. İlk kez Sarıyer forması giyen
Coşkun tecrübesini ve kalitesini konuştururken, Sarıyer savunmasında
Özcan ve Emrah'ın hataları izleyenleri düşündürdü. Kaleci Ethem ise
maç boyunca son derece sessizdi. Maç öncesinde tek bir gişeden bilet
satma komikliği ise bir çok Sarıyerli'nin maça girmeden geri
dönmesine sebep oldu. Maçın başlama düdüğü çalındığında bilet
gişesinin önündeki uzun kuyrukta bekleyiş hala devam ediyordu.
SARIYER: 3 - KONYA ŞEKERSPOR: 3
Stat: Yusuf Ziya Öniş
Hakemler: Ali Palabıyık xx, Oğuz Terzi xx, Mete Kızılkaya xx
Sarıyer: Ethem x, Göksel x, Emrah x, Yasin x (Dk. 46 Sezai xxx),
Serkan xx, Çoşkun xxx (Dk. 72 Göksu x), Sinan x, Özcan x, Gökhan,
Emre x, Ender xx (Dk. 87 Melih ?)
Konya Şekerspor: Gürsel x, Gökhan x, Cafercan x, Serkan x (Dk.
56 Engin x), İshak x (Dk. 75 Samet x), Murat xxx, Muhammet xx (Dk.
83 Şinasi x), Turgay x, Ömer xx, Anıl xx, Onur xx
Goller: Dk. 15 ve 50 Çoşkun, Dk. 26 Ender (Sarıyer), Dk. 9 ve 44
Murat, Dk. 43 Ömer (Konya Şekerspor)
Kırmızı Kartlar: Dk. 66 Emre, Dk. 90 Melih (Sarıyer)
Sarı Kartlar: Dk. 59 Emre, Dk. 78 Göksel, Dk. 80 Sezai
(Sarıyer), Dk. 76 Gökhan (Konya Şekerspor)
YENİŞEMEDİK
16 Eylül 2009
Ligin 4. haftasında oynanan
karşılaşmada Sarıyer, deplasmanda Akhisar Belediyespor ile 2-2
berabere kaldı. 27. dakikada Tuncay'ın attığı golle 1-0 geriye düşen
Sarıyer, ilk yarının son dakikasında Emre'nin kafa golüyle
beraberliği yakaladı. 75. dakikada Sinan Pektemek skoru 2-1'e
getirdi. Karşılaşmanın son bölümlerinde oyundan düşen Sarıyer
karşısında baskısını arttıran Akhisar, 85. dakikada Özhan'ın attığı
golle beraberliği yakaladı.
AKHİSAR BELEDİYESPOR: 2 - SARIYER: 2
Stat: Akhisar Şehir
Hakemler: Volkan Çetinkaya, Hulusi Akırşan, İsmail Yılmaz
Akhisar Belediyespor: Ahmet Altın, Erman, Hakan Bayraktar,
Azmi (Dk. 82 Özhan), Doğan (Dk. 60 Emre), Tuncay, Hüseyin (Dk. 46
Ahmet Yararlı), Mustafa Aşan, Hakan Ateş, Gökhan, Serkan Yalçın,
Sarıyer: Ethem, Göksel, Emrah, Yasin Sülün, Serkan, Sinan,
Ender (Dk. 89. Özcan), Yasin Sülün ( Dk. 74. Sezai), Selim (Dk. 60.
Göksu), Gökhan, Emre Hasan
Goller : Dk. 27 Tuncay, Dk. 85 Özhan (Akhisar Belediyespor),
Dk. 45 Emre Hasan, Dk.75 Sinan (Sarıyer)
Sarı Kartlar: Dk. 40 Mustafa Aşan, Dk. 57 Erman, Dk. 89 Ahmet
Yararlı (Akhisar Belediyespor), Dk. 88 Gökhan, Dk. 90 Sinan
(Sarıyer)
CELAL DEMİR'İ KAYBETTİK
(1925-2009)
13 Eylül 2009
Sarıyer
Spor Kulübü tarihine damgasını vurmuş efsane isimlerden CELAL DEMİR
bu sabah hayata gözlerini yumdu. Demir'in cenazesi yarın öğle
namazını müteakiben Sarıyer Merkez Camiinden kaldırılacak ve Sarıyer
mezarlığına defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet, kederli
ailesi ve Sarıyer Spor Kulübü camiasına başsağlığı dileriz.
1925 yılında Sarıyer'de doğan Celal Demir, Sarıyer'in lig
maçlarına katıldığı
1943/44 sezonunda futbol takımında
yer aldı ve futbolculuk
hayatını uzun süre devam ettirdi. Futbola
Sarıyer'de başladı ve futbol
hayatını Sarıyer'de noktaladı. Futbolculuğu
dönemlerinde şampiyonluklarla
kucaklaştı, yöneticiliği
dönemlerinde de şampiyonlukların
kazanılmasında
emek sahibi oldu.
Milli takımlara çağırılan ilk Sarıyerli futbolcu olma unvanını
taşıyan Demir, ayrıca 9-0 biten Rumelihisarı maçında 6 gol atarak
bir resmi maçta en çok gol atan Sarıyerli oyuncu olma rekorunun da
sahibi olmuştur. Celal Demir
genç
yaşta
yönetim kurullarına girdi ve
aralıklarla 19 dönem
yöneticilik yaptı (Fikret
Canlı'dan sonra ikinci olarak en fazla yöneticilik yapan kişidir).
Yıllarca muhasebeci
olarak görev yaptı. Bu
görevini yönetim kuruluna
girmediği zamanlarda da
devam ettirdi. Kulübün mali politikasını düzenleyen Celal Demir,
teknik danışmanlık
ve transfer
komitesi üyeliği görevlerinde de
bulundu. Kulüp içi
ihtilafların halli için daima
kendisine
başvurulan
Celal
Demir, Sarıyer
Spor Kulübü Divan Kurulu üyesi olup
ismini kulübün ismi ile birlikte
kabul ettirenlerden
birisi olmuştur.
TÜKENMEDEN ALIN
12 Eylül 2009
Ünlü
futbol dergisi FourFourTwo, Eylül sayısında Sarıyer Spor Kulübü'ne
tam dört sayfa yer ayırdı. Mazisini arayan kulübümüzden çeşitli
kesitlerin yansıtıldığı haber de; "Rıdvan Dilmen, Erdal Keser,
Deflet Müller (namı diğer Metin Mert), Selçuk Yula, Fikret Demirer,
Mustafa Yücedağ, Sercan Görgülü, Cem Pamiroğlu, Türkiye Ligi'nin ilk
yabancı gol kralı Tarık Hoçiç ve Sead Çelebiç gibi annemizin liginin
unutulmaz yıldızlarının formasını terlettiği balıkçılar ve
martıların takımı... Bir zamanlar İstanbul'da herkesin ikinci
takımı... Avrupa yakasında İstanbul Boğazı'nın el değmemiş,
bozulmamış tek sahilinin eşsiz siluetinde yarım kalmış bir futbol
rüyası... Fenerbahçe'den sonra Balkan Kupası'nı kazanma başarısını
göstermiş, Beşiktaş'tan sonra Türkiye Süper Ligi'nin en farklı
sonucuna imza atmış (7 Aralık 1996, Sarıyer:8-Çanakkale Dardanlespor:0),
Fenerbahçe'nin gol rekoru kırarak şampiyon olduğu yılda üst üste
oynadığı 39 maçta da gol atmayı başarmış güzeller güzeli bir futbol
takımı... Şimdilerde Bank Asya'nın altında, amiyane tabirle üçüncü
kümede mücadele eden, kayıp zamanının peşine düşmüş uyuyan bir semt
futbolu devi Sarıyer Spor Kulübü" ifadeleri yer aldı.
Sarıyer'e ayrılan 4 sayfanın tam boy
resimlerini görmek için tıklayınız.
SARIYER ZORLANMADI
06 Eylül 2009
İki sezon sonra Yusuf Ziya Öniş
Stadında bir maça çıkan Sarıyer'i 2500 civarında seyircisi
karşıladı. Eyüpspor karşısında maça hızlı başlayan Sarıyer Göksu'nun
2. ve Aydın'ın 30. dakikadaki golü ile maçı 2-0 kazandı.
Maça
taraftarının yoğun desteği altında çok hızlı başlayan Sarıyer henüz
1. dakikanın içinde golle burun buruna geldi, sağ kanattan ceza
sahasına giren topla ceza sahası içinde buluşan Emrah topa zayıf bir
vuruş yapınca top Eyüpspor kalecisi Fatih'in ellerinde kaldı. Bu
pozisyonun üzerinden henüz bir dakika geçmişti ki yine sağ kanattan
gelişen atakta Aydın Kuzu ortaladı, çok iyi yükselip ön direkte
kafayı vuran Göksu, topu uzak kale direğinin olduğu
yerden
ağlarla buluşturdu. Skor avantajını eline geçiren Sarıyer, rakibini
kendi sahasında karşılayarak kazandığı toplarla ani çıkışlar yaparak
rakip kalede tehlike yaratmayı düşündü. Özellikle sağ kanatta Aydın
yaptığı driplinglerle rakip takımın sol kanadını adeta sahadan
sildi. Aydın ve ona destek veren Göksel'in sağ kanattan
geliştirdikleri ataklarla ilk yarıda Sarıyer bir çok net pozisyon
yakaladı. Bunlardan birinde 30. dakikada günün yıldızı Aydın sağ
kanattan getirdiği topla ceza sahasına
girdi,
soğuk kanlı vuruşuyla rakip takım kalecisini mağlup etti ve farkı
ikiye çıkardı. İlk yarıda Sarıyer Sinan'la yakaladığı 2 net
pozisyonu da değerlendiremedi. Eyüpspor ise yakaladığı net
pozisyonlarda Ethem engelini aşamadı. İlk yarıda Ethem yaptığı 2
kurtarışla kalesinde devleşti.
İkinci yarıya Eyüpspor, ilk yarıda olduğundan daha hırslı başladı.
Çok koşan ve orta sahada rakibe nefes aldırmayan Eyüpspor bu oyunun
meyvesi olarak Sarıyer kalesinde tehlikeler yaşattı ancak Ethem ilk
yarıda olduğu gibi ikinci yarıda da kalesinde geçit vermedi. Maçın
60. dakikasından itibaren ise Eyüpspor'un hırslı oyunu tecrübeli ve
bir o kadar da kaliteli Sarıyer kadrosu karşısında etkisiz kaldı.
Orta sahada çok iyi paslaşıp, topu sahanın boş alanlarına göndererek
oyunu rahatlatan Sarıyer, ikinci yarıda Sinan, Aydın ve Göksu ile
net pozisyonlardan yararlanamadı. 75. dakikada oyuna giren Sezai
tıpkı geçen seneki maçlarda olduğu gibi oyuna hareket getirdi.
Attığı paslar ve çalımlarla takımın hücum gücüne artı sağladı.
Maçın son bölümlerinde Yasin, Sinan, Göksel gibi tecrübeli
oyuncularının sayesinde oyunun kontrolünü elinde tutarak maçı 2-0
galip tamamlamayı bildi.
SARIYER: 2 - EYÜPSPOR: 0
Stat: Yusuf Ziya Öniş
Hakemler: Hakan Gültepe xx, Tolga Bakar xx, Kemal Şafak xx
Sarıyer: Ethem xxx, Göksel xx, Emrah xx, Yasin xx, Serkan xxx, Sinan
xx, Göksu xx (Dk. 85 Özcan x), Aydın xxx (Dk. 90 Erhan ?), Selim xx,
Gökhan xx (Dk. 75 Sezai x), Emre xx
Eyüpspor: Fatih x, Soner x, Emrah Eyüpoğlu x, Emrah Tanta x, Murat
x, Ali Tuna xx, Bahtiyar xx, Ergun xx, Murat x (Dk. 40 Muzaffer x),
Serhat x, Erkan Öztürk x (Dk. 88 Erkan Yıldırım ?)
Goller: Dk. 2 Göksu, Dk. 30 Aydın (Sarıyer)
Sarı Kartlar: Dk. 44 Serkan, Dk. 55 Gökhan (Sarıyer), Dk. 75
Muzaffer (Eyüpspor)
İYİ BAŞLADIK!
02 Eylül 2009
Sarıyer,
lige çok iyi bir başlangıç yaparak dikkatleri üzerinde topladı.
Rakip sahada alınan 2-1 galibiyet küçümsenemez. Zira, ancak
birbirlerine alışmakta olan futbolcuların, anormal sıcak altında
verdikleri mücadele ancak bu kadar olabilir!
Maçı izleyen arkadaşların eleştiri yazılarını okudum. Her biri
önemli konulara temas ettiler. Haldun Domaç’ın analizi mükemmeldi.
Kadromuzun takım hüviyetine kavuşabilmesi için bir arada, hem de
fire vermeden birkaç maç daha oynaması lazım! Buna temas etmiş, aynı
kanaati taşıyorum.
Diğer yazarların da yorumları buna benzer, fazla yazacak bir şey
yok. Ben bu yazımda üç konuya değinmek istiyorum. 1) Elde edilen
imkanın değerlendirilmesi, 2) Transferler, 3) Şampiyonluk!
1) Sarıyer Spor Kulübümüz, I. Türkiye Liginde oynadığımız yıllar
dahil ilk kez, mali konularda böylesine mükemmel bir imkâna sahip
oldu. Yönetici arkadaşlarımızın, Belediye Başkanı Sayın Şükrü
Genç’le olumlu diyalogu, ve Belediye Başkanımızın verdiği sözlerin
arkasına durarak imkânlarını seferber etmesi bu imkânı yaratmış.
Bunu öğrenmekle de memnun oldum. Devam etmesi en büyük dileğim.
2) Geçen yazımda yazdığım gibi takım kadrosunun anormal derecede
boşaltılmasının yarattığı nedenle olacak anormal şekilde transfer
yapıldı. Kendileri anlaşma yapılmalarına karşın bırakılanların
dışında tam 25 futbolcu transfer edildi (üçü Denizli Belediye
Maçından sonra oldu). Geçen dönemden kalan 4 futbolcu ile birlikte
takım kadrosu şu an 29 kişi (Belki bir iki kişe daha artabilir)! Az
değil, hatta çok fazla! Ne olursa olsun ihtiyaç olmasaydı
alınmazlardı. Bu demektir ki yönetim kurulu, başarılı olma yolunda
bütün güçlerini seferber ediyor. Alınan futbolcular yabana atılır
isimler değil çünkü! Serkan Özdemir, Göksu, Cumhur, Ender, Bülent,
Gökhan Çakır, Aydın, Sinan, Özcan, Özgür ne olursa olsun bunlar
büyük isimler. Ethem, Yasin, Emrah Şahin var! Kim bu elemanları
transfer eden takım için “Başarılı olamaz” diyebilir! Ama şu var:
“Nerde çokluk orda bokluk” tekerlemesini de unutmayalım. Bu
adamların hepsi büyük isim olduğuna göre sorunları da büyük
olacaktır. İşte bu noktada iş deneyimli teknik elemanlara düşecek!
Öyle zannediyorum ki; Yakup Hoca’ya çok iş düşecek. Zira teknik
kadro içinde Sarıyer’in ruhunu ondan iyi bilecek başka kişi yoktur.
Yakup hoca bazen güler bazen ısırır ve işi kotarır bana geliyor…
Mehmet Ekşi ile ekip arkadaşları; Sercan, Necdet, Ercan ve İlker
hocalar da şüphesiz takımı en iyi şekilde hazırlayacaklar ve
kendilerinin de istedikleri sonuçların alınması için ellerinden
gelen her şeyi yapacaklardır. Tabii ki işi zor olan Yönetim
kuruludur. Serinkanlı, olayları doğru yorumlayarak; birlik,
beraberlik içinde, bilhassa mali konularda sporcuların
ihtiyaçlarının karşılanması konusunda kararlılık göstererek
başarının elde edilmesinde en büyük katkıyı vereceklerdir.
3) Sarıyerliler şampiyonluk bekliyor, Sarıyerli yöneticiler
şampiyonluk için kolları sıvadı, Sarıyerli futbolcular şampiyonluk
rüyaları ile yaşıyorlar! Haklarıdır! Zor olanı elde etmek
sevindirici ve mutluluk vericidir. Takım kadromuz bunu yapacak
güçtedir.
Tarihin sayfalarını karıştırdım enteresan bulgulara ulaştım.
Sarıyer’in Profesyonel liglerde dört lig şampiyonluğu var! Sarıyer
şampiyonluk elde ettiği sezonların ilk maçlarını gerek kendi
sahasında ve gerekse dış sahada hep galibiyetle bitirdi. Yani
galibiyetle bitirdiği maçlarda şampiyonluğu yakaladı. Bir sezon
istisna. 1962/63 sezonunda İstanbul I. Profesyonel Mahalli Lig
şampiyonluğunu kazanırken ilk maçında Eyüp’ü 4-2 yendi. 1970/71
sezonunda şampiyon olup II. Türkiye Ligine yükselirken ilk lig
maçında Beyoğluspor’u 3-0 yendi. 1981/82 sezonunda II. Türkiye
Liginden I. Türkiye Ligine yükselirken ilk maçında Davutpaşa’yı 4-1
mağlup etti. 1995/96 sezonunda ise bunun aksi oldu ve ilk maçında
sahadan 2-1 mağlup ayrıldı ama yine şampiyon oldu! Ama o kadar
mükemmel performans gösterdi ki o mücadelenin gösterilebilmesi
halinde, bugün bile peşin peşin Sarıyer şampiyon olur diyebiliriz.
Nasıl diye sorarsanız? Yanıtım şöyle olur. 1995/96 sezonunda
Sarıyer, ilk maçını kaybetmesine rağmen sonraki maçlar da arka
arkaya 7 maç kaybetmedi, bir maç kaybetti sonra tekrar arka arkaya 7
maç daha kaybetmedi, sonra bir maç daha kaybetti ama ondan sonra
arka arkaya tam 15 maç kaybetmedi ve şampiyon oldu. Bu başarıyı
yakalayabilirsek SARIYER’ imizden başka bir hiç takım şampiyon
olamaz derim! Bunları hatırlatmamın nedeni ilk maçların kazanılması
halinde takımın havaya girmesi, moral kondisyon ve motivasyon
bakımından hazır hale gelerek başarıya koşulacağına inanılmasıdır. |