|
İŞTE BU OLMADI!
07 Ekim 2009
Yazan: İbrahim BALCI
Bu ligde yenilmez diye düşündüğüm
Sarıyer ilk yenilgisi aldı.Oynanan futbola göre tabii ki alacaktı!
Kötü mü oynadı?
Hayır!
İyi mi oynadı?
Hayır!
O halde neden bu yenilgi?
Maç başlamadan kaybedilmişti de ondan!
Çünkü futbolcular maçı kafalarında kazanmışlardı. Yani onları
yenecek takım yoktu! Koşmadan, mücadele etmeden de kazanabilirlerdi!
Ben öyle bir hava sezdim! Belki yanıldım! Olabilir!
Anlaşılan, Sarıyerli teknik elemanlar
Tepecik takımını hiç izlememişler. İzlemiş olsalardı sahada at
koşturan Murat Berge, İlker Erbay,Yasin Şahan’a boş alan
bıraktırmazlardı. Adamlar oyunda kaldığı sürece sahada at
koşturdular! Tepecikliler futbol oynamaktan çok, kazanmak ve golü
attıktan sonra da rakibe futbol oynatmamak için her yolu denediler!
Yapmak istediklerini yaptılar ve
kazandılar!
Sarıyer takımı yaşlı elemanlardan
kurulu. Bunu bilerek oyunu kurgulamak gerekir. “Takım tertibinde sık
değişiklik iyi değil, yarar sağlamaz. Başarılı on bir sakatlık
olmadan değiştirilmez. Bu kuralı unutmamak gerekir. Sen unutursan,
meşin yuvarlak unutmaz ve ilahi adalet yerini bulur” (Tribün
söylemi).
Sarıyer maça 4-4-2 düzeni ile başladı.
Beklenen olmayınca ikinci yarıda 3-5-2 ye döndü. Aslında dönülmedi;
Sezai sol beke alındı ama Sezai bek oynayacak durumda olmadığı için
geri gelemeyince geri dörtlü üç kişi izlenimi verdi. Savunma üç kişi
olunca bu hattan devamlı açık verildi. Rakip bu kulvardan üç gol
fırsatı yakaladı ama kullanamadı.
Sarıyer defansında Göksel’in dışında
ayakta kalan yoktu. Cumhur, Özcan ikilisi aksadı. Serkan henüz
kedine gelmiş değil! Orta alan yer alanlar gerektiği kadar oyunu
forse edemediler. Ender, müthiş ağır! Ağır olmasa çok etkili
olabilirdi. Yerine giren Göksu da tutuktu. Bekleneni veremedi. Emre
Hasan ön libero oynadı fakat oyuna hiç katılmadı. Yerine giren Yasin
sahada fazla kalmadı. Gökhan Çakır maça ağırlığını koyamadı.
Sakatlandıktan sonra yerine giren Emrah Şahin henüz eski Emrah Şahin
değil.Topla buluştuğunda iyi şeyler yapmaya çalıştı. Biraz daha şans
bulması gerekir ki takıma otursun. Sezai takımın iyilerindendi ama
hepsi o kadar! Sonucu değiştirecek hareketi yapamadı. Girdiği
pozisyonlarda ise son vuruş cesareti yoktu.. Uçta oynayan Çoşkun
yine akıllı hareketlerle arkadaşlarına pozisyon yarattı ise de sonuç
alınamadı. Kendisi de girdiği pozisyonları değerlendiremedi. Takımın
gol adamı Sinan üç net gol pozisyonunda yararlanamayınca yenilgi
kaçınılmaz oldu!
Rakibin kalabalık defansının doldur
boşalt ile geçilemeyeceğinin bilinmesi ve
ona göre oyun kurgusu kurulmalıydı. Maç
boyunca bir defa olsun duvar pası yapılamaması Sarıyer gibi
deneyimli bir takımına hiç yakışmadı.
Sahanın suni çim olduğunu, suni çim
sahada top kontrolünün güç olduğunun bilinmesi ve ona göre hareket
edilmesi gerekirdi. Nitekim bir türlü oyun üstünlüğü ve top
hakimiyeti Sarıyer’in olmadı. Olduğu bölümlerden de sonuç alınamadı.
Sadece bir maç ve üç puan kaybedildi.
Daha pek çok maç var. Bu maç kazanılsaydı Sarıyer ikinci durumda
olacak ve ilk iki takım diğer takımlardan az da
olsa kopmuş olacaktı. Olmadı! Demek ki yarış
bütün hızı ile devam edecek! |