|
|
İBRAHİM
BALCI |
İHMAL REZALET Mİ?
BİR PUAN FELAKET Mİ ?
14.02.2010
Kazanılan maç masa başında
kaybedildi. Olacak iş değil! Deneyimli bir sekreterya böyle bir
hatayı nasıl yapar? Oysa Sarıyer S. K. nün bir özelliği tescil
işlemlerinde üst düzeyde başarılı olmasıdır. Teşkilat bunu böyle
bilmekte, kabul etmektedir. Bu özellik yavaş yavaş yerini
başıbozukluğa terk ediyor.
İki kez böyle olayla karşılaşıldı. Biri Türkiye Kupasında idi.
1981/82 sezonunda sarı kartlı futbolcu oynatıldığı için Sarıyer
kazandığı maçı kaybetmişti. Ama burada sadece elenme vardı, puan
kaybı yoktu. Darbesi ağır olmadı. İkincisi ise bu sezon meydana
gelen K. Şeker maçı hükmen yenilgisidir. Bu yenilginin ağır yanı
lig maçı oluşu, kaybedilen puan ve alınan cezalardır ki
unutulmayacak kadar ağır darbedir.
Transfer muameleleri hata kabul etmez, bu nedenle oto kontrol
önemlidir. Anladığım kadarı ile bu yapılmamış ve dört sarı
kartlı futbolcu oynatıldığından kazanılan maç kaybedilmiştir.
Hem de bu kadar kritik bir dönemde! YAZIK!
Kaybedilen üç puan geri gelmez gibi geliyor bana. Tahkim kurulu
ne der bilinmez, pek aklım ermiyor ama inşallah kulübümüzü haklı
çıkarır!
Üzerinde duracağım husus, hükmen yenilginin takım üzerinde
yarattığı olumsuz havadır. Bu ağır darbeden sonra, kendi
alanında Alanya ile yapılan karşılaşmada her şeye rağmen verilen
mücadeleyi takdir etmek gerekir diye düşünüyorum. Aile içinde
olan bir olay tüm aileyi nasıl etkiliyorsa, bu hükmen yenilgi de
takımı, yönetimi ve taraftarları da şüphesiz o şekilde
etkiliyor. Böyle olunca da takım sahaya morali bozuk ve telaş
içinde çıkıyor. Böyle oluca da olan oluyor.
Sarıyer’in şanssızlığı devam ediyor, bunu kırması gerekir ama
nasıl olacak?
Mutlak bir çözüm bulmak gerekir! 10. saniyede Aydın girdiği
mutlak gollük pozisyonda topu kaleciye nişanlamasa, ikinci
devrenin başında yine aydın Eray’ın ortasını altı pastan
kaleciye teslim etmese, 90+3 de Göksel’in ortasını Ender gol
yapabilse Sarıyer’in sahadan farklı galip ayrılması işten
değildi.
Sarıyer maçın başından sonuna kadar, zaman zaman çok dağınık
oynadıysa da maçın hakimi idi. Daha çok pozisyon buldu., çok
daha fazla tehlikeli oldu ama üç puana ulaşamadı.
Sarıyerli futbolcuların nedense bu sezonda geri pas hastalığı
devam ediyor. Sinan’ın santradan hatalı geri pası olmasaydı
rakibin gol atması imkanı yoktu. Rakip futbolcu iyi kaçtı ve
topa çok iyi vurdu ve golü yaptı. Ama Ethem kalitesinde bir
kaleci, ayağı kaymadıysa, bu golü yememeliydi.
Defansta İbrahim arandı. Orta alandan kolay çıkılamadığı için
pres yapan takım karşısında zorluk çekiliyor. Oysa aksi olmalı
Sarıyer rakiplerine pres yaparak onları kendi alanlarında
hapsetmelidir. Başka türlü sonuca gitmesi zor! İleri adamların
daha yıpratıcı olması gerekir.
Sarıyer kazanabileceği bir maçı beraberlikte bitirdi.
Kazanabilseydi puan sıralamasında daha üst sıralara çıkamazdı
ama rahat nefes alırdı. Şimdi ateş hattının içinde kaldı. Ya bir
terslik olsaydı da yenilseydi. İşte o zaman kabusun içine tam
anlamıyla girilmiş olurdu. Bunun için, böylesine kahredici moral
bozukluğu içinde alınan beraberlik ve bir puan felaket değildir
diyorum.
Ligin bitmesine 12 maç var, köprülerin altından daha çok sular
geçer. Yıkılmamak gerekir, her maça lige yeni başlıyormuş gibi
asılmak gerekir! Pes etmek yok! Klasman grubu lig maçları yeni
başlamış sayılır!
|
| |
|