Lacivert ve Beyazı Karşılıksız Sevenlerin Adresi
Menü
Ana Sayfa
Haber Arşivi
Fotoğraflar
Forum
Fikstür
İletişim
İBRAHİM BALCI  

Önceki Yazıları

 

Son Yazısı

İŞTE SARIYER BU!                                                                                                                02 Eylül 2008
Kuruluşundan günümüze kadar verdiği mücadele ve aldığı sonuçlarla kendini kanıtlayan Sarıyer; Çanakkale Dardanel karşısındaki Sarıyer’dir.

Sarıyer ismi bir firmadır, imrenilen, her zaman aranılan bir markadır. Bu özellikleri kolay elde etmemiştir. Bunda altmış sekiz yılın uğraşı, hırsı, canlılığı, becerikliliği, deneyimi, yönetme ve yönetilme ustalığı vardır!

Sarıyer’in bu özelliklerini takdir edemeyenler, kabul edemeyenler her zaman düşüncelerinde mahkûm olmaya muhatap olacaktır, hatta mahkûm olacaklardır.

Sarıyer Spor Kulübü yine yönetim krizi yaşadı. Tahir Sarıoğlu’nun ayrılması ile iki aya yakın yönetim kurulu seçilemedi. Zoraki oluşturulan yönetim kurulunun başarılı olamayacağı söylenip durdu. Sanki ağızlarda başarısızlık sakızı vardı ve ısrarla çiğnenmeye devam ediliyordu.

Söylemlerin, iddiaların ardı arkası kesilmiyordu; Bir tek oyuncu alamazlar, zaten iyiler başka kulüplere gitti, nerden para bulunacak, ne kadar para bulunabilecek ve nasıl futbolcu alınacak? Parasız kulübe hangi futbolcu gelir?

Söylenenler yabana atılamaz! Gerçekten Sarıyer’in as elemanları teker teker başka kulüplere gittiler. Kalanların da gitmesi ihtimali vardı ama gitmediler, bırakılmadılar.

Para yoktu ama inanç vardı. Başarılacaktı! Başarıldı! Para temininde zorluklar çekildi yine parasızlık çekiliyor, hatta ihtiyaç doruk noktada! Böyle olmasına karşın birbirinden yetenekli on bir futbolcu transfer edilerek kadro güçlendirildi. Zor şartlar altında takım Nevşehir’de yapılan kamp ve turnuva maçları ile lig maçlarına hazırlandı.

Lig maçlarına gelindiğinde sorunlar da birlikte geldi. Zira eski ve yeni futbolculara vaat edilen paraların ödenmesinde güçlük çekildi. Bilhassa kulübün ağırlığını çeken genç futbolcuların büyük ihtiyaçlarının karşılanmasında başarılı olunamadı. Onlardan devamlı sabır beklendi, anlayışlı olmaları istendi. Zaman zaman tatsızlıklar meydana geldi ise de sorunlar yine takım kadrosundaki eski yeni, genç ve deneyimli futbolcuların kulüplerine karşı olan saygın düşünceleri ile aşıldı.

Sarıyer’in lisanslarını alamayacağı ve sahaya çıkamayacağı söylenip durdu. Sanki hedefi gösteren ama kendisi meydana çıkmayan bir güç Sarıyer’in rezil olmasını istiyordu, yıkılıp yok olmasını istiyordu. Bunlar kimdi? Kimler olabilirdi? Bunlara Sarıyerli denilebilir mi? Bunlar Sarıyerli olabilir mi? Hatta bunlar sporsever olabilir mi?

Şüpheli!

Sarıyer Spor Kulübü yöneticileri zor olanı başardı ve lisansların tamamını alarak takımın sahaya çıkmasını temin etti. Kolay mı oldu? Hayır! Hatta çok güç oldu. İşin zevkli tarafı da burada ya! Bazı kulüplerin sporcu borçları nedeni ile lisanslarını alamadıkları için maçlarının ertelendiği, bazı takımların dokuz on kişi sahaya çıkabildikleri görüldü. Ne kadar üzücü değil mi? Böyle bir duruma düşmedi Sarıyer, düşürülmedi, bundan sonra da düşürülmeyecek!

Transferler bilinçli yapıldı; arandı, tarandı, seyredildi ve en isabetli yol tercih edilerek kadro tamamlandı. Nitekim hazırlanan kadro Ç. Dardanel maçında sahaya sürüldü ve gerçekten müthiş mücadeleli bir maçtan sonra sahadan üç puanla ayrıldı. Takımın hazırlanmasını çok büyük özveri ile gerçekleştiren Eyüp Şengün, Mahmut Kocabal, Tevfik Gelgeç ve Bekir Gür’den meydana gelen teknik heyet ile her türlü fedakârlığı göstererek sahaya çıkan ve tüm olumsuzlukları ellerinin tersi ile arkaya atarak meşin yuvarlağın peşinden koşarak galibiyeti ve üç puanı kazanan futbolcuları yürekten alkışlamamak kimin haddine!

Sarıyer’in isminin daima zirvede olması için uğraş veren, elini cebinden her çıkardığından az veya çok mali katkısını kulübe sunan yönetim kurulunu alkışlamamak kimin haddine!
Hayatını kulübüne adayan Eyüp Odabaşı'nın yönetim kurulunun yanında verdiği mücadeleyi yadsımak kimin haddine!

Maçın başından sonuna kadar takımına destek veren son birkaç yılın en ateşli seyircisi olarak tribünü dolduranları yermek kimin haddine!

Takımın başarısı için uğraş veren kulüp personeli ile daime yönetimin yanında olan kulüp üyesi ve taraftarlarını takdir etmemek kimin haddine!

İşte Sarıyer kulübü ve takımı budur! Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!

Bütün bunların yanında bazı olumsuzlukların terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:

1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya’dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.

2) Sarıyer Spor Kulübü’nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardır.

3) Sarıyer Spor Kulübü, ilçe dahilindeki bütün spor kulüpleri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, paylaşmaya devam edecektir.

4) Sarıyer Spor Kulübünün daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.

5) Sarıyer Spor Kulübü, bir an önce kendi çim sahasında oynamak arzusundadır.

6) Sarıyer Spor Kulübü, taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.

7) Sarıyer Spor Kulübü’nün çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.

SARIYERLİLİK BUDUR, GELİN BUNLARI BİRLİKTE YAPALIM!

GELİN SORUNLARI BİRLİKTE AŞALIM!

eXTReMe Tracker