İYİ BAŞLADIK!
02 Eylül 2009
Sarıyer, lige çok iyi bir
başlangıç yaparak dikkatleri üzerinde topladı. Rakip sahada alınan
2-1 galibiyet küçümsenemez. Zira, ancak birbirlerine alışmakta olan
futbolcuların, anormal sıcak altında verdikleri mücadele ancak bu
kadar olabilir!
Maçı izleyen arkadaşların eleştiri yazılarını okudum. Her biri
önemli konulara temas ettiler. Haldun Domaç’ın analizi mükemmeldi.
Kadromuzun takım hüviyetine kavuşabilmesi için bir arada, hem de
fire vermeden birkaç maç daha oynaması lazım! Buna temas etmiş, aynı
kanaati taşıyorum.
Diğer yazarların da yorumları buna benzer, fazla yazacak bir şey
yok. Ben bu yazımda üç konuya değinmek istiyorum. 1) Elde edilen
imkanın değerlendirilmesi, 2) Transferler, 3) Şampiyonluk!
1) Sarıyer Spor Kulübümüz, I. Türkiye Liginde oynadığımız yıllar
dahil ilk kez, mali konularda böylesine mükemmel bir imkâna sahip
oldu. Yönetici arkadaşlarımızın, Belediye Başkanı Sayın Şükrü
Genç’le olumlu diyalogu, ve Belediye Başkanımızın verdiği sözlerin
arkasına durarak imkânlarını seferber etmesi bu imkânı yaratmış.
Bunu öğrenmekle de memnun oldum. Devam etmesi en büyük dileğim.
2) Geçen yazımda yazdığım gibi takım kadrosunun anormal derecede
boşaltılmasının yarattığı nedenle olacak anormal şekilde transfer
yapıldı. Kendileri anlaşma yapılmalarına karşın bırakılanların
dışında tam 25 futbolcu transfer edildi (üçü Denizli Belediye
Maçından sonra oldu). Geçen dönemden kalan 4 futbolcu ile birlikte
takım kadrosu şu an 29 kişi (Belki bir iki kişe daha artabilir)! Az
değil, hatta çok fazla! Ne olursa olsun ihtiyaç olmasaydı
alınmazlardı. Bu demektir ki yönetim kurulu, başarılı olma yolunda
bütün güçlerini seferber ediyor. Alınan futbolcular yabana atılır
isimler değil çünkü! Serkan Özdemir, Göksu, Cumhur, Ender, Bülent,
Gökhan Çakır, Aydın, Sinan, Özcan, Özgür ne olursa olsun bunlar
büyük isimler. Ethem, Yasin, Emrah Şahin var! Kim bu elemanları
transfer eden takım için “Başarılı olamaz” diyebilir! Ama şu var:
“Nerde çokluk orda bokluk” tekerlemesini de unutmayalım. Bu
adamların hepsi büyük isim olduğuna göre sorunları da büyük
olacaktır. İşte bu noktada iş deneyimli teknik elemanlara düşecek!
Öyle zannediyorum ki; Yakup Hoca’ya çok iş düşecek. Zira teknik
kadro içinde Sarıyer’in ruhunu ondan iyi bilecek başka kişi yoktur.
Yakup hoca bazen güler bazen ısırır ve işi kotarır bana geliyor…
Mehmet Ekşi ile ekip arkadaşları; Sercan, Necdet, Ercan ve İlker
hocalar da şüphesiz takımı en iyi şekilde hazırlayacaklar ve
kendilerinin de istedikleri sonuçların alınması için ellerinden
gelen her şeyi yapacaklardır. Tabii ki işi zor olan Yönetim
kuruludur. Serinkanlı, olayları doğru yorumlayarak; birlik,
beraberlik içinde, bilhassa mali konularda sporcuların
ihtiyaçlarının karşılanması konusunda kararlılık göstererek
başarının elde edilmesinde en büyük katkıyı vereceklerdir.
3) Sarıyerliler şampiyonluk bekliyor, Sarıyerli yöneticiler
şampiyonluk için kolları sıvadı, Sarıyerli futbolcular şampiyonluk
rüyaları ile yaşıyorlar! Haklarıdır! Zor olanı elde etmek
sevindirici ve mutluluk vericidir. Takım kadromuz bunu yapacak
güçtedir.
Tarihin sayfalarını karıştırdım enteresan bulgulara ulaştım.
Sarıyer’in Profesyonel liglerde dört lig şampiyonluğu var! Sarıyer
şampiyonluk elde ettiği sezonların ilk maçlarını gerek kendi
sahasında ve gerekse dış sahada hep galibiyetle bitirdi. Yani
galibiyetle bitirdiği maçlarda şampiyonluğu yakaladı. Bir sezon
istisna. 1962/63 sezonunda İstanbul I. Profesyonel Mahalli Lig
şampiyonluğunu kazanırken ilk maçında Eyüp’ü 4-2 yendi. 1970/71
sezonunda şampiyon olup II. Türkiye Ligine yükselirken ilk lig
maçında Beyoğluspor’u 3-0 yendi. 1981/82 sezonunda II. Türkiye
Liginden I. Türkiye Ligine yükselirken ilk maçında Davutpaşa’yı 4-1
mağlup etti. 1995/96 sezonunda ise bunun aksi oldu ve ilk maçında
sahadan 2-1 mağlup ayrıldı ama yine şampiyon oldu! Ama o kadar
mükemmel performans gösterdi ki o mücadelenin gösterilebilmesi
halinde, bugün bile peşin peşin Sarıyer şampiyon olur diyebiliriz.
Nasıl diye sorarsanız? Yanıtım şöyle olur. 1995/96 sezonunda
Sarıyer, ilk maçını kaybetmesine rağmen sonraki maçlar da arka
arkaya 7 maç kaybetmedi, bir maç kaybetti sonra tekrar arka arkaya 7
maç daha kaybetmedi, sonra bir maç daha kaybetti ama ondan sonra
arka arkaya tam 15 maç kaybetmedi ve şampiyon oldu. Bu başarıyı
yakalayabilirsek SARIYER’ imizden başka bir hiç takım şampiyon
olamaz derim! Bunları hatırlatmamın nedeni ilk maçların kazanılması
halinde takımın havaya girmesi, moral kondisyon ve motivasyon
bakımından hazır hale gelerek başarıya koşulacağına inanılmasıdır.
İbrahim BALCI |