KOLAY MAÇ YOK!
04.10.2009
Sarıyer, kolay görünen İstanbulspor
maçını güçlükle kazandı. Bu maçı gördükten sonra grupta kötü takım
sayısının çok az olduğunu kabul etmek gerekir. Ligin dibindeki
takıma bile kötü diyemeyiz, her geçen gün düzeliyorlar!
Göztepe’yi çok iyi bir oyundan sonra deviren Sarıyer’in bu maçı
rahat kazanacağı bekleniyordu ama aksi oldu ve zorlukla kazandı.
Sarıyer için bir iyi maçtan sonra bir kötü maç oynamak adeta kural
oldu. Yıllardan beri böyle devam edip gidiyor.
Sarıyer geçen haftaki kadrosundan üç eksikle sahaya çıktı. Emre
Hasan, Bülent ile Ahmet’e yer verilmedi. İki genç adamın yerine
Serkan, Sinan ve Göksu oynatıldı. İki genç yerine iki deneyimli.
Sarıyer takımında kadro çok geniş, oynayanlar arasında büyük kalite
farkı yok. Biri gençliğini, diğeri deneyimini ortaya koyuyor.
İkisinin birleşmesi ile de başarılı bir takım sahaya yayılıyor. Ama
bu hafta oyunu hayli yadırgadık. Zira; Sarıyer takımı ilk yarım saat
çok güzel oynadı ve iki gol buldu. Sonra da durdu. Durmasının nedeni
takımın beyni durumundaki Gökhan Çakır’ın, nedendir bilinmez çok
sinirli bir havaya girmesi ve bu durumunu maçın sonuna kadar devam
ettirmesidir. Gökhan Çakır her zaman serinkanlı olmak zorundadır.
Çünkü çok genç ve büyük istikbali var. Yeteneğini her maçta
göstermek zorundadır. Kendine hakim olur ve dayanıklılık da
kazanırsa hem takımına ve hem de kendisine büyük yarar sağlar.
Rakip takım maçın solarına doğru on kişi kalmasına rağmen direnmeyi
ve Sarıyer’i zorlamayı bildi. Sarıyer yine de çok fırsat bulan fakat
değerlendiremeyen takımdı. Çok gol kaçırdı, müthiş pozisyonlar
harcandı. Ethem’e fazla iş düşmedi. Çünkü defans başarılıydı. Bu
hatta Serkan biraz daha toparlanırsa çok şey değişir. Göksel sağ
kulvarı mükemmel kullandı. Cumhur, bir iki hatasına rağmen iyi idi.
Özcan bu maçta daha iyi idi. Orta saha henüz oturmuş değil. İki dış
adam ağır. Ender, kendisini fazla sıkmıyor ama ayağına gelen topu
iyi kullanıyor, Sezai ise çok top tutuyor, pozisyon eziyor ve ağır
kalıyor. Bu maçta attığı gole şapka çıkarmak gerekir, bununda
hakkını vermek gerek. Orta sahada ağırlığı Göksu çekti. Gerçekten
mükemmel mücadele verdi. Takımın usta ismi Çoşkun yine tecrübesini
konuşturdu, sağa sola, rakibini peşinden sürükleyerek Sinan’a gol
yollarını açtı. Sinan pozisyonlardan sadece birini
değerlendirebildi. Sinan Sarıyer takımı için gerekli adam. Müthiş
mücadele gücü var, oyuna küsmemesi, yardımlaşması ile takımına çok
yararlı olmayı bildi. Sonradan oyuna girenlerden Emrah ile Aydın
takıma uyum sağladılar. Ahmet ise maçın bitmesine katkı vermek için
oyuna alındı.
İstanbulspor A.Ş. çok can yakar. Bilhassa orta sahada oynayan Çokşun
Korkmaz (26 Forma No.lu), sahada atım atmadık yer bırakmadı ve
takımının golünü de kaydetti. Erhan Namlı, Ferdi Tatlı, Metin
Hartamacı da oyuna ağırlığını koyan adamlar olarak dikkat çektiler.
Maçın hakem triosu zaman zaman sertleşen maçı kazasız bitirmeyi
başardılar. Skoru etkileyecek kadar hatalı düdük çalmadılar.
Eyüp, K. Şekerspor, Göztepe ve İstanbulspor maçlarını seyrettim.Bu
takımların hiç biri Sarıyer’in kalitesinde değil. Geniş kadrosu ile
Sarıyer ligi götürür ve Play Off çıkar düşüncesindeyim. Puan
kaybetmez mi? Elbette ki kaybedebilir! Ama bu ligde Sarıyer’i rahat
yenebilecek takımın olduğuna da inanmıyorum. Belki, çok genç ve çok
koşan bir takım Sarıyer’i zorlar. I. Türkiye Ligi, Asya Ligi
deneyimi olan futbolcuları ile Sarıyer, maçlarını kolay kolay
kaybetmez ve Play Off yarışını da kopmadan devam ettirir.
Bu maçın iyi tarafı taraftarın mükemmel olmasıdır. Maç bitene kadar
bütün güçleri ile takımı desteklediler, alkışladılar, tezahürat
yaptılar ve en iyisi de küfür etmediler. Bravo be!
Şimdi arka arkaya iki maç var. Bu hafta içinde Tepecik A.Ş.
(07.10.2009) ve Fethiyespor (11.10.2009) maçları var. Bu maçları
kazasız atlatabilirse Sarıyer ilk yarıyı lider bitirir ve ikinci
yarıda da bu avantajını koruyarak mutlu sona ulaşabilir.
Yönetim kurulu olağanüstü genel kurul kararı aldı, Bu demektir ki
önümüzdeki günlerde yeni yöneticiler işbaşına gelecek. Her kim
gelecekse gelsin, genel kurul tarihine kadar yapılacak maçlarda
takımın motivasyonunun bozulmaması ve hatta daha iyi duruma
getirilebilmesi için mevcut yönetim kurulunun işe dört elle
sarılması gerekir. Bunu da yapacakları, her türlü özveriyi
gösterecekleri muhakkaktır. Başarı futbolcularla birlikte eski
yönetim kurulu ile yeni yönetim kurulunda görev alacaklarındır.
|