TOP SEVERSE!!!
“Top severse oynamazsan da kazanırsın”, “Atamayana atarlar”,
“Lider tedirgin olur tökezler” sözleri ile yola çıkarsak
Sarıyer’in bu günkü K. Şeker Spor maçını özetleriz. Rakip
atamadı ve Sarıyer kazandı! Top Sarıyer’i sevdi ve
lacivert-beyazlı ekip kazandı! Nasıl kazanırsa kazansın alınan
üç puan harika oldu!
Takımın iki önemli eksiği vardı; Aydın ve Gökhan Çakır! Yerleri
nasıl doldurulacak derken, üç kişilik futbol oynayan Serkan
sahne alınca iş halledilmiş oldu.
Maçta kalite yoktu ama heyecan vardı. Bu heyecanın hakemin bitiş
düdüğüne kadar taşınması az şey değil! Rakip takımın fizik gücü
yüksek, kondisyonları yerinde ama yeteri kadar başarılı top
gezdiremiyorlar ve öldürücü noktalarda yoklar. Böyle olmasaydı
altı pas içinden bir pozisyonu iki defa direğe nişanlamazlardı.
İşte tam bu noktada “TOP SARIYER’İ SEVDİ”… Atamayana atarlar
kuralı öne çıktı ve Eray’ın ileriye attığı uzun topa Göksu ve
Ender birlikte atak yaptılar. Ender engin tecrübesini konuşturdu
ve rakibin iki defans elemanı ile birlikte önce topa atak yaptı,
Göksu’nun geldiğini görünce durdu, iki rakibi de durdu ve Göksu
da çok sert bir şutla maçın tek golünü kaydetti. Gole alkış
tutarız ama, Ender’in hareketine de şapka çıkarırız! Eğer Göksu
pozisyonu gol yapamasaydı Ender’i elbette ki çok fazla
eleştirecektik, çünkü oyunun kuralı bu “Top sana yakındı
değerlendirseydin” diyecektik.
Ender ve Ender gibi I. Lig ve Asya ligi deneyimi olanların bir
lig boyunca takımına bir iki maç kazandırması kalitelerinin
belgesidir.
Sarıyer maç boyunca oyunda baskı kuramadı. Ama son on dakika
hariç baskı da yemedi. Bunda bu sezon en iyi maçını oynayan
Emrah Umut’un; maç boyu bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ile
oynayan Serkan’ın; yorulana kadar Cumhur’un; Sinan’ın Göksu’nun,
sonradan oyuna giren Ender, İbrahim ve Emrah Şahin’in çok büyük
katkısı oldu.
Bu maç Sarıyer için ölüm kalım maçıydı. Fethiye yenilgisi şok
yaratmıştı. Bu şoktan kurtulmanın tek yolu lideri yenmekti.
Yenilgi uçuruma yuvarlanmak demekti. Bu konuda herkes hem
fikirdi; futbolcu, taraftar ve yönetim!
Yönetimin iki üç kişinin üzerinde kalması affedilecek gibi
değil! Böyle mi olmalı? ASLA! Bereket Sarıyer’i, Sarıyer Spor
Kulübü’nü ve futbolu seven bir Belediye Başkanı Şükrü Genç var.
Yöneticilerden önce geliyor yerini alıyor. Desteğini de veriyor!
Başarılar yönetim kurulundan başlar. Yönetim kurulundan
kopmalar, başarısızlığı beraberinde getirir… Üç aydır yönetim,
gereği şekilde çalışamıyor ve üç aydan beri yaşam savaşı
veriliyor! Sarıyer kulübü buna layık değil! Yönetici
arkadaşların biraz daha duyarlı olmaları, birbirlerini biraz
daha sevmeleri, konuşurken ölçüyü kaçırmamaları ve kulübün
sorunlarını sahiplenmeleri gerekir! Yönetim kurulunun haftalarca
toplanamaması ne demek be!!!
Kulüp Başkanı Sayın İbrahim Bozan’ın en kısa zamanda yönetim
kurulunu toplaması, sorun neyse tartışmaya açması ve olayları
açıklığa kavuşturması gerekir. Yöneticiler küs durmaz! Böyle
şeylere alışık değiliz.
Bugün yönetici olanlar ile dün veya daha önceki yıllarda kulüpte
yöneticilik yapmış olanların sorumlulukları devamlıdır. Bundan
kurtulamazlar. Varsa bildikleri onları da en ağır şekilde genel
kurulda dile getirirler; kahvelerde, sokaklarda, tribünlerde
değil! Kulübün beş bucuk trilyon borcunun bulunmasının maç
oynanırken tribünde tartışılmasının anlamı var mı? Bu kime
hizmettir?
Ayıptır, yapmayın, bu hiç yakışmıyor!
Taraftarlara ayrı bir parantez açmak istiyorum. Mükemmel
organize olmuşlar. İnşallah böyle devam eder. Daha önce de böyle
idi sonra bozuldu, dağıldılar ve Sarıyerlilikle bağdaşmayan
ortam yaratıldı. Neden? Bunun nedeni bugün değilse de lig
bitiminde öğrenilecek elbet. Ancak şunu belirtmek isterim. Hangi
takım olursa olsun, güçlü veya zayıf; Sarıyer’in karşısına çıkan
takımı yenmek Sarıyer’in şanındandır. Puan cetvelindeki durum da
bunu gerektirmektedir. Gördüğüm kadarı ile Sarıyer taraftarı bu
maçta takımı yöneticilerden fazla sahiplenmişler havasını
verdiler. Tebrikler. İşte Sarıyerlilik bu… |