YILDIZLAR SARIYER SPOR KULÜBÜ TARİHİNİ OLUŞTURDU
Yıldızlar; yani yıldız futbolcular Sarıyer Spor Kulübü tarihini
oluşturur. Tarihin oluşmasında başka katmanlarda vardır ama onlar
üzerinde durmak, bilimsel araştırma yapmakla olur. Yani; kuruluş,
kurucular, renkler, ilk kadrolar, başkanlar, divan kurulu üyeleri,
taraftarlar, amatör dönemi, profesyonelliğe geçiş, amatörlük döneminin
büyük futbolcuları, profesyonellik döneminin bir sürü detayları!”
Bütün bunları ince eleyip sık dokuyarak bir yazı dizisi çıkaralım diye
düşünsem, yeni bir Sarıyer S. K. tarihi yazmam gerekir. Elimizde mevcudu
varken yenisini yazmanın anlamı yok diye düşünüyorum.
Bu yazı dizisinde Sarıyer’in amatörlük dönemindeki birbirinden yetenekli
futbolcuları tanıtacağım.
Sarıyer, 1940 da kuruldu fakat lig maçlarına 1943/44 yılında başladı. Üç
sezonluk bekleme süresini tamamladıktan sonra lig maçlarına katılma
hakkını kazandı. Lacivert-beyazlılar liglere katıldığı ilk sezon
Boğaziçi grubu birincisi olurken hiç yenilgi almadı. Bir beraberliğini
Hilal’e karşı (1-1) aldı. I. Lige yükselme maçlarını üç takımlık bir
final grubunda oynadı. Sarıyer, Alemdar ve Beyoğluspor. Sarıyer ilk
maçında Alemdar gibi yılların takımını 4-1 yenerken, ikinci maçta güçlü
Beyoğluspor’a şaibeli bir maçtan sonra penaltı golü ile 2-1 yeniliyor ve
I. Lige geçme hakkını kaybediyordu.
Nedense sözümüzde duramadık, tarihin içine daldık. Bu sezonda Sarıyer
takımında gerçekten çok iyi futbolcular vardı. Örneğin: Selahattin
Yarar, Numan Uzun, Celal Demir, Zekeriya Toksavul, Burhanettin Türker,
Mesut Seçen, Ormanlı Küçük İsmail gibi…
Selahattin Yarar’dan başlayalım. Kefal Selahattin ve Gözlüklü Selahattin
olarak da tanınır. Hem futbol ve hem de voleybol oynuyordu. Voleybolcu
olarak çok daha büyük olduğu söylenir. Galatasaray’da voleybol
oynadığına göre iyi bir voleybolcu olduğu şüphesizdir. Bugünkü deyimle
libero da mükemmelmiş. Smaçlara fevkalade iyi müdahale ettiği gibi,
plaseleri de uçarak çıkarmasıyla şöhret bulmuş, bu nedenle de “Kefal”
lakabı takılmıştı kendisine! Futbolcu olarak da fevkalade idi. Sahada
fazla koşmayan ama duracağı yeri bilen ve ölçülü attığı paslarda takımı
mükemmel yöneten bir usta idi. Bilhassa frikikleri ile şöhretliydi.
Kolay yenilgi kabul etmeyen, yani pes etmeyen bir yaradılışı vardı.
Babası öldüğü gün sahaya çıkıp futbol oynaması kolay unutulacak bir olay
değildir. Böylesine kulüp sevdalısı ve futbol hastası idi. Zaten Sarıyer
kulübünün kurucularından biriydi. En önemlisi de bu konumu idi. Sadece
bununla kalsa, kulübün mali gücü Selahattin Yarar demekti. Yıllarca
kulübü finanse eden bir büyük kulüpçü idi. Sarıyer Spor Kulübünde 6
dönem genel kaptan ve 8 dönem kulüp başkanı olarak görev yaptı. Aynı
zamanda divan kurulu başkanı olan Selahattin Yarar’ı üç yıl önce
kaybettik.
Numan Uzun mükemmel futbolu ile dikkatleri üzerine topladı ve Fenerbahçe
Spor Kulübü’ne transfer oldu ve güçlü Fenerbahçe’de forma giydi. Ama
onun yeri Sarıyer’di. Hem okuyor, hem çalışıyor ve hem de futbol
oynuyordu. Kolay değildi ama zaman zaman değil, tüm maçlarda oynamak
istiyordu. Bunu gerçekleştirmek için iki sezon sonra tekrar Sarıyer’e
geldi ve futbolu bırakana kadar takımının en iyi beki olarak forma
giydi. Numan Uzun, 1.80m.'nin üzerinde boyu, güçlü fiziği ile ideal bir
bekti. Sarıyer Spor Kulübünde 1 dönem başkanlık ve 14 dönemde genel
kaptan olarak görev yaptı.
Sarıyer defansının en büyük ismi şüphesiz, hala yaşlı Sarıyerlilerin
unutamadığı Ormanlı Zekeriya Toksavul’du. Zekeriya, eski Sarıyerli
yöneticiler tarafından dönemin en büyük santrhafı olarak kabul edilir.
Oysa o dönemde Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Vefa, İstanbulspor
gibi takımlarda gerçekten iyi adamlar vardı. Ama, Zekeriya bir başka
futbolcuydu diyorlardı. Kendisini seyretmekle öğünürüm. Gerçekten çocuk
yaşta seyrettiğim halde aklımdan çıkaramadığım ve Fenerbahçeli Yılmaz’a
benzettiğim bir futbolcu idi. Üç büyük kulübün isteklerine devamlı
“Hayır” dedi ve Sarıyer’de oynadı. Amacı okuduğu Orman Fakültesini
bitirmek ve iş hayatına atılmaktı. Öyle de yaptı. Orman Genel Müdürlüğü
Teşkilatının çeşitli kademelerinde çalıştı ve nihayet müfettişlikten
emekli oldu. İzmir’de ikamet ediyordu (Son on yıldır haber alamadım).
Burhanettin Türker İzmirliydi ve İstanbul Tıp Fakültesinde okuyordu.
Tıbbiyeden mezun olana kadar Sarıyer’de oynadı. Devlet Demir Yollarında
doktor olarak göreve başladı. Hem mesleğini yaptı ve hem de İzmir’de
Altay’da sol bek oynadı. Mükemmel bir sol bekti. Sarıyerlilerin
unutulmayan futbolcularından biridir. Sarıyer’i hiç unutmamış bir
lacivert-beyaz aşığı idi ve uzun yıllar Futbol Federasyonu Üyesi olarak
görev yaptı. Beş altı yıl önce kaybettik kendisini.
İbrahim Balcı |